Vildan Atasever: “Kadının bu şekilde anlatılmasından nefret ediyorum”

4 Aralık 2015 Tarihinde Tarafından Hayat, Kadın, Sinema, Tiyatro Kategorisinde Yayınlanmıştır.

52’nci Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında düzenlenen ‘Kadının Dünya ve Türkiye Sinemasında Temsili‘ başlıklı panele katılan yazar Ali Can Sekmeç‘in “Kafaların dönüp baktığı kadın” tanımlaması oyuncu Vildan Atasever‘i kızdırdı. Atasever, “Kadının bu şekilde anlatılmasından nefret ediyorum. Kadınlar olarak büyük sorumluluklarımız var. Biz de sadece erkekler gibi işimizle uğraşabilsek çok daha başarılı olabiliriz. Biz çocuk doğurmak, ev geçindirmek, eşinle ilgilenmek, aile kurmak, toplumda yer edinmek, söz hakkı edinebilmek ve mahalle baskılarından kurtularak üretmeye çalışıyoruz” dedi.

Doç. Dr. Emine Uçar İlbuğa’nın moderatörlüğünde, yazar Ali Can Sekmeç ve oyuncu Vildan Atasever’in katılımıyla gerçekleştirilen panelde Sekmeç’in özellikle 1950’li yıllarda, Türkiye sinemasında kadının temsiline ilişkin değerlendirmelerine Atasever şiddetle karşı çıktı. Artık kadınların hem kamera önünde hem de arkasında daha aktif ve bilgili olduklarına işaret eden genç oyuncu şöyle konuştu: “Kadınlar bireysel olarak istedikleri yerde özgürce var olabiliyor. Çünkü daha bilgiliyiz, daha güçlüyüz. Türkiye’de kadınlar ancak 1970’li yıllarda feminizmle birlikte belli bir alanda söz hakkına sahip olmaya başladılar. 50’li yıllarda sahneye çıkan kadınlara ne gözle bakılıyordu? Bir kadın kendini özgürce ifade edip, istediği sanatı yapma, kendi fikirlerini söyleyebilme özgürlüğüne sahip değildi. Bugün bile sahip değiliz.”

 

“Kadının bu şekilde anlatılmasından nefret ediyorum”

Atasever, Sekmeç’in Neriman Köksal’ı anlatırken “Kafaların dönüp baktığı kadın” sözlerine de kayıtsız kalmadı. “Kadının bu şekilde anlatılmasından nefret ediyorum” diyen Atasever ve Sekmeç arasındaki tartışma panelin ilerleyen dakikalarında yeniden alevlendi.

 

vildan atasever

 

“Toplum bize naif olmayı dayattı”

Ali Can Sekmeç’in avantür tarzda film çeken kadın yönetmenler üzerine, “Birsen Kaya kilink çekmiş. Bir kadın yönetmen kilink çekebilir mi sizce? Dünyada çekilmiş kilinklerin içinde bir tek kadın yok. Birsen Kaya tek” sözleri fitili yeniden ateşledi. “Şimdi kadınları aşağılıyorsunuz, küçümsüyorsunuz. Ne diyorsun? Bir kadın yönetmen çekebilir mi?’ Niye çekemesin ya?”diyen Atasever’e Sekmeç’in yanıtı “Kötü bir şey değil ki, küçümsemiyorum. Dünyada tek çeken o” oldu. Bu açıklamadan ikna olmayan Atasever sözlerine şöyle devam etti: “Bizi nasıl küçümsersiniz? Savaşta en önde yürüyen Nene Hatun’un torunlarıyız. Sen ne diyorsun ya? Kösem Sultan, Hürrem Sultan’ı anlatıyoruz. Her ne kadar erkek önde dursa da, o erkeklerin arkasında güçlü kadınlar vardır. Ne kadar güçlü bir kadın varsa arkasında, erkek o kadar güçlüdür yani. Toplum bize naif olmayı dayattığı için bir adım geride duruyoruz. Bu da kadının naifliğinden işte. Bu zaten toplumun kuralı, kadın geride duracak. Bütün sorumluğu bizim üstümüze yüklüyorsunuz. Her şeyi biz yapıyoruz, en önde olan yine siz oluyorsunuz. Nasıl oluyor bu?” Bu sözlere Sekmeç’in yanıtı “Yaradılış maalesef” olurken, Atasever, “Evet eşitlik yok işte. Yok yani” dedi.

Panelde öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Atasever, Zeki Demirkubuz‘un yönetmenliğini yaptığı Kader filminde canlandırdığı ‘Uğur’ karakterinin sinemada kadının temsili noktasında aykırı bir karakter olduğunu söyledi. Atasever, ‘Uğur’ karakterinin toplumun biçimlendirdiği kadınların dışında, aile olmayı reddeden, sevdiği adamın peşinden giden bir kadın olduğunu belirterek, “Bu anlamda çok güçlü buluyorum. Kendi inandığı doğrultuda hareket ediyor” dedi.