“Hayatım üzerinde çok fazla denetimi vardı. Onu vurmak için birçok sebebim var. Haklıydım! Pişman olacak bir şey yapmadım…” Bu cümleler feminist hareketin önemli isimlerinden, Erkekleri Doğrama Cemiyeti’nin yazarı Valerie Solanas’e ait. Ayrılıkçı feminist düşüncelere sahip olan Solanas, 1968’de, hakkını yediğini düşündüğü ABD’li yönetmen Andy Warhol’u tabancayla vurma suçundan hakim önüne çıkartıldı. Kendinden emin bir şekilde ve büyük bir ısrarla haklı olduğunu savunan Valerie, “makbul kadın” dayatmalarına direnirken “makbul erkek” diye bir tanımlamanın neden olmadığını sorgulattı. Seneler geçtikçe erkek şiddetine direnen kadınların hikayeleri Valerie’ninkiyle ortaklaştı.

2015 Yılının ilk altı ayında erkekler tarafından öldürülen kadın sayısı 144. Kadınların büyük bir kısmı yakını bir erkek tarafından öldürülüyor. Dünyanın hemen her yerinde tacize, tecavüze, şiddete maruz kalan kadınlar ya susuyor ya da susmaya zorlanıyorlar. Ancak aralarında kendi canını korumak, hayatına sahip çıkmak için erkek şiddetine direnenler hatta öldürmek zorunda kalanlar bile oluyor. Tıpkı kendisine tecavüz eden, tehditle, silah zoruyla şiddetini sürdüren Nurettin Gider’i öldürüp, başını bir çuvala koyduktan sonra, “İşte namusuma uzananın kellesi” diyerek köy meydanına atan Nevin, ormanlık alanda, sokak ortasında, hamileyken, doğum yapmak üzereyken hatta hasta yatağında makineye bağlıyken şiddetine uğradığı kocasını öldürdükten sonra “Hep kadınlar mı ölecek, biraz da erkekler ölsün” diyen Çilem, kendisini kemerle boğmaya kalkışan kocasını hem kendi canını hem de çocuğunu korumak için öldüren Yasemin ve daha nicesi gibi…

Artık daha fazla kadın erkek şiddetine, baskıya ve toplumdaki patriyarkal denetime karşı mücadele ediyor ve erkeklerin fiziksel, ekonomik, cinsel ya da psikolojik şiddetine karşı direniyor. Geçtiğimiz yıldan bu yana maruz kaldıkları erkek şiddetinden kurtulmak için şiddetin faili erkeği yaralamak, öldürmek zorunda kalan ya da bu şiddete bir biçimde direnen kadınların basına yansıyan hikayelerini toplayan İstanbul Feminist Kolektif (İFK), aylık periyotlarda yayınladıkları raporları bir kitapta topladı. Geçtiğimiz günlerde Güldünya Yayınları etiketiyle piyasaya çıkan “Kirpiğiniz yere düşmesin” Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor isimli kitap 10 TL’den satılmaya başlandı.

Kadına yönelik erkek şiddetini önlemek ve bu şiddeti engellemek için uzun yıllardır mücadele eden İstanbul Feminist Kolektif’den Özlem Kaya, Ayşegül Taşıtman ve Begüm Acar ile kitabı, raporları, çoğunlukla tanıdıkları erkekleri öldürmek ya da yaralamak zorunda kalan kadınları konuştuk.

Röportaj: Mehtap Doğan

ne maktul ne katil!

20 Temmuz 2015 Tarafından Kategori : Ayşe Düzkan, Emek, Kadın, Velev ki

valerie solanas, andy warhol’u öldürme amacıyla vurup, başarılı olamayıp yargılandığında onu mahkemede feminist bir avukat, florynce kennedy savunmuştu, solanas’ı destekleyenler arasında ti-grace atkinson gibi başka feministler de vardı.

ayşe düzkan

“Bana indirim yapılmaz ablam, sonuçta ben bir erkeği öldürdüm ama o beni öldürmüş olsaydı iyi haliymiş, yok tahrikmiş ne kadar indirim varsa uygularlardı, bundan eminim.”

Bu satırlar kendisine tecavüz eden ve tehditle, silah zoruyla şiddeti sürdüren Nurettin Gider’i 29 Ağustos 2012’de öldürüp, başını bir çuvala koyup, “İşte namusuma uzananın kellesi” diyerek köy meydanına atan Nevin Yıldırım‘a ait. Nevin Nurettin’i vurduğunda 5 aylık hamileydi. “Bu çocuğu asla istemiyorum, ölmeye razıyım” demesine rağmen, devletin tecavüzü görünmez kılan “Sen doğur biz bakarız” şeklindeki yaklaşımı sonucu, 07 Kasım 2012’de doğum yapmak zorunda kaldı.

Röportaj: Mehtap Doğan

Kendisine tecavüz eden erkeği öldürdüğü için müebbet hapis cezasına çarptırılan Nevin Yıldırım’a adalet talebiyle biraraya gelen feminist sanatçılar, kadınların yaşadıkları adaletsizlikleri çarşaf çarşaf ortaya döktüler.

Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Koruyaka köyünde, 28 Ağustos 2012 tarihinde, tecavüzüne uğradığı Nurettin Gider’i öldürüp başını köy meydanına atan 3 çocuk annesi Nevin Yıldırım, bugün karar duruşması için mahkeme heyeti önüne çıktı. Davanın tüm celselerini takip eden ve Nevin ile dayanışmak için Yalvaç’a giden İstanbul Feminist Kolektif üyesi kadınlar adliye binası önünde polis tarafından darp edildiler. Basın açıklaması yaptıktan sonra duruşma için adliyeye girmek isteyen kadınlar polisin sert müdahalesi ile karşı karşıya kaldılar.