“Kürtçe bilmek çok basit bir saygı meselesi benim için”

“Beraber çalışmak, beraber yaşamak istediğim insanların konuştuğu dil Kürtçe. Bu dili öğrenmek çok basit bir saygı meselesi benim için. Bir kültürü, bir kenti, bir toplumu dilini bilmeden anlamak neredeyse imkansız.”

Almanya’da tarih ve siyaset bilimi okudu. Erasmus öğrencisi olarak geldiği Türkiye’de Osmanlı Tarihi üzerine master yaptı. Kentsel mekanın ideolojik boyutları konusunda saha araştırması için gittiği Van’da kadın dengbêjlerle tanıştı. Geleneksel sözlü Kürt edebiyatının bir parçası olan kadın dengbêjlerle, Vanlı kadınlarla ve depremzedelerle dayanışmak için bir yılı aşkın süre Van’da yaşadı. 2010 yılından bu yana Kadın sanatçıları güçlendirmek, karşılaştıkları sosyal, kültürel ve ekonomik zorlukları aşmalarına yardımcı olmak, dengbêj geleneğini sürdürmek üzerine çalışan Van Kadın Sanatçılar Derneği (Komela Jinên Dengbêj) ve Van Kadın Derneği‘nde gönüllü olarak çalıştı. Depremin ardından bölgeye gelen yardım örgütlerine tercümanlık yaptı, erzakların hazırlanmasından bulaşıkların yıkanmasına, dava takiplerinden konser organizasyonlarına kadar bir dolu işin ucundan tuttu. “Bir kültürü, bir toplumu dilini bilmeden anlamak neredeyse imkânsız” diyen Marlene Schäfers beraber yaşamak istediği Kürtlerle Türkleri daha iyi anlayabilmek için dillerini öğrendi. Şu sıralar Cambridge Üniversitesi’nde sosyal antropoloji üzerine doktora yapan Alman Araştırmacı Marlene’le Türkiye ile ilgili izlenimlerini ve deneyimlerini konuştuk.

 

Röportaj: Mehtap Doğan

Okumaya devam et “Kürtçe bilmek çok basit bir saygı meselesi benim için”

Özel Röportaj: Yüzyılın projesi: Homeros’u Kürtçe konuşturmak

Bir yanda yüzyıllar boyunca Anadolu’da hükmünü sürmüş, bugünkü Batı felsefesinin temellerini atan filozofların; halkları, kültürleri, acıları, sevinçleri birbirine bağlayan ozanların dili Grekçe; diğer yanda Ortadoğu’da hangi coğrafyaya gitseniz bir vicdan azabı gibi yok olmaya, yasaklara, zülme karşı stranlarıyla, dengbêjleriyle asırlardır direnen KürtçeKamuran Demir ve Fecri Polat bugünkü dünyada artık unutturulmaya çalışılan “yüreğini koyarak” iş yapmanın erdemini, oldukça ağır bir yükün altına ellerini sokarak bize tekrardan hatırlattı.
Kürtçe İlyada’nın çevirmenlerinden Fecri Polat ile “Özgür bir vatanda anadilini öğrenmek için sokaklarda öldürülen körpecik ana kuzularına armağanımız olsun. Silahlara veda Kürtçe İlyada’ya merhaba!” diyerek sundukları Homeros‘un İlyada’sının Kürtçe çevirisi hakkında konuştuk. sanatFilan olarak bu iki yürekli, pırıl pırıl genci sizler de tanıyın, bilin, kutlayın istedik!

Söyleşi: H.İbrahim Yılmaz

Okumaya devam et Özel Röportaj: Yüzyılın projesi: Homeros’u Kürtçe konuşturmak