“Siz de bilin istedim”

16 Mart 2015 Tarihinde Tarafından Emek, Göçmen, Kadın, Velev ki Kategorisinde Yayınlanmıştır.

Sinemayla haşır neşir olanlar Necati Sönmez‘i iyi bilirler. Sinemacı, festivalci, köşe yazarı Necati Sönmez, bugün sosyal medya hesabından adını ve hikâyesini, ölüm haberiyle birlikte öğrendiği Suzette Jordan‘ı anlattı: “Suzette Jordan, hayatta ve ayakta kalmayı başarmış bir tecavüz kurbanı. Kalküta’da yaşayan bir Anglo-Hint. Aile içi şiddet sonucu kocasından boşanmış, iki kızını tek başına büyütmüş bir anne…”

Documentarist İstanbul Belgesel Günleri etkinliğini hayata geçiren, Kayıp Belleğin İzinde, Gazze’nin Yarası, 40 Gün 40 Gece Sulukule, İşler Nanay!, İbret Olsun Diye ve Theo’nun Bakışı gibi filmlerde imzası bulunan Sönmez bugün Facebook hesabından Suzette Jordan’ın hikayesini bilmeyenlere şu sözlerle anlattı.

 

Suzette Jordan’ı tanır mısınız?

“Suzette Jordan’ı tanır mısınız? Ben adını ve hikâyesini, ölüm haberiyle birlikte öğrendim. Bilmiyorsanız siz de bilin istedim.

Suzette Jordan, hayatta ve ayakta kalmayı başarmış bir tecavüz kurbanı. Kalküta’da yaşayan bir Anglo-Hint. Aile içi şiddet sonucu kocasından boşanmış, iki kızını tek başına büyütmüş bir anne. 5 Şubat 2012 akşamı, şehrin en kalabalık muhiti Park Street’te arkadaşlarıyla her zaman takıldığı beşyıldızlı bir otelin barına gidip bir şeyler içiyor. Gecenin sonunda orada tanıştığı bir adamın onu eve bırakma teklifini kabul ediyor. Arabaya biner binmez, arkasından dört kişi daha atlıyor. Tuzağa düşürüldüğünü anlayıp inmeye yeltenince, kapının kilitlendiğini ve aracın hareket ettiğini fark ediyor. Ardından korkunç bir dayak ve tecavüz faslı… Tecavüzcülere var gücüyle direnirken öyle sert bir şiddete maruz kalıyor ki, “Aralarından biri, adeta aramızda yıllara dayalı bir kan davası varmış gibi vuruyordu” diye anlatacaktı sonra. Saat 3:30 gibi, bilinci yarı kapalı bir halde hareket halindeki arabadan atılıyor. Üstünü başını toplayıp oradan koşarak uzaklaşmaya çalışıyor, sabaha karşı bir taksi bulup eve ulaşıyor.

 

suzette


Ancak üç gün sonra toparlanıp kendine geldiğinde şikayet için polise gidiyor. İşkencenin ikinci aşaması başlıyor bu sefer; tüm alaylara, ayak diremelere, rapor eziyetine rağmen vazgeçmiyor ve sonunda şikayeti işleme koydurtmayı başarıyor. Bir yakınının tavsiyesiyle hikâyesini medyaya da taşıyor, ki polis ancak o zaman işi ciddiye alıyor.

Bu arada Batı Bengal eyaletinin başbakanı, kendisi de kadın olan Mamata Banerjee onu yalancılıkla suçluyor! Suzette bir anda iktidar cephesinin hedefi haline geliyor, Kalküta’nın imajını bozmakla suçlanıyor vs. Bir yandan bu saldırılara maruz kalıp kişisel hak ve onur savaşı verirken, öte yandan kadına yönelik şiddete karşı eylemlere katılıyor Suzette, tecavüz mağduru yüzlerce kadınla tanışıyor ve hayatını onların mücadelesine adamaya karar veriyor. Bunun için bir yardım hattı kurmakla başlıyor işe, sonra bir iş kadının maddi desteğiyle yardım ağını iyice genişletiyor.

 

suzette Jordan

 

Utanacak bir şeyim yok

Bu süreç boyunca tecavüz mağdurlarını korumayı amaçlayan bir yasa gereği ismini gizli tutuyor, fakat bir gün ‘Park Street tecavüzü kurbanı’ olarak anılmayı kaldıramaz hale gelince kimliğini açıklamaya karar veriyor. “Utanacak bir şeyim yok!” diyor, tıpkı Jyoti’nin adını ifşa eden babasının dediği gibi.

Suzette Jordan, geçen hafta 40 yaşında ölümcül bir memenjit hastalığına yenildi. Hindistan’daki kadın mücadelesi hareketi bir savaşçısını kaybetti. Suzette’in tüyleri diken diken eden, aynı zamanda cesaretine hayran bırakan hikâyesi burada (birileri Türkçeye çevirse keşke): http://bit.ly/1sVxb6S
ve şurada: http://bit.ly/1AGXQ7e

(Thank you Surabhi for letting me know about Suzette’s amazing story!)
Photo by Diganta Gogoi”