Özel Röportaj: Bilişim sektöründen, dövmeye kaçan adam

28 Ocak 2015 Tarihinde Tarafından Emek, Genel, Resim, Söyleşiler Kategorisinde Yayınlanmıştır.

İki uç iş! Biri bilişim sektörü, diğeri dövmecilik… Türkiye profilinde, beyaz yakalı plaza insanlarının köye kaçış, mankenlikten şarkıcılığa geçiş öykülerini duymaya çok alışkınız. Ancak ilk kez, yazılımcı olup dövmeciliğe kaçan biriyle tanışıyoruz. Yıllarca emek verdiği bilişim sektörüne kendisini ait hissetmeyen ve Shade-ink Stüdyo‘yu kurarak ekmeğini dövmeden kazanan Sedat Tetik ile siz de tanışın istedik!

Bahar Öztop

Çocukluğunu ve ergenliğinin erken dönemlerini Martı, Küçük Prens, Sofi’nin Dünyası gibi kitaplar arasında geçiren Sedat Tetik‘in orta eğitim döneminde tanıştığı bilgisayar, ilerleyen yıllarda hayatının merkezi haline gelip, kariyer planlarının tam ortasına oturmuş. Kendisini “Genel olarak neşeli, konuşkan, iyi huylu, çabuk sinirlenen ve inatçı, kısacası nispeten normal bir insanım” diye anlatan Tetik’e uzunca bir süre severek ve isteyerek yaptığı bu işi ne oldu da bıraktın?, dövmeciliğe nasıl başladın?, kimlerden etkilendin?, bu işte idollerin kimler?, cinsel yönelimler, dini inançlar dövme tercihlerine nasıl yansıyor? gibi pek çok soru sorduk.
İşte cevapları…

 

Sedat Tetik

Yazılım gibi herkes tarafından kutsanan bir meslek edinmişken nasıl oldu da, dövme aklınıza düştü? Dövmeyle tanışıyor muydunuz?

Uzunca bir süredir bilgisayar ve bilişim teknolojilerine olan ilgimin ve sevgimin azaldığını hissediyordum, ancak ne yapmam gerektiği konusunda bir fikrim yoktu. 2010 yılında eşimin desteğiyle sevebileceğim yeni bir iş olarak dövme sanatıyla ilgilenmeye başladım. Dövme sanatına lise yıllarından beri ilgim vardı. Fakat, hayatımın merkezinde bilgisayarlar olduğu için, ikinci hatta üçüncü plandaki bir hobiden öte değildi. Aynı bilişim sektöründe olduğu gibi, öğrenmenin hiç bitmeyeceği bir sektör aslında dövmecilik. Ne zaman ki “Ben öğrendim” dersiniz, o zaman gerilemeye başlarsınız. Ben de ilk olarak teknikleri incelemeye başladım. Ünlü dövmecilerin hazırladığı videolardan, yapılış tekniklerini öğrenmeye çalıştım. Onlara ulaşıp, merak ettiğim konularda sorular sordum ve 2012 yılında ustalık belgemi aldım. Aynı yaz sezonu bir stüdyoda çalıştım. Bursa’ya döndüğümde kendi stüdyomu açtım ve her şeyin başlangıcı sanırım bu oldu. Bir şeyler tasarlayabildiğimi gördükçe, işimi daha çok sevdim. İşimi sevdikçe de bildiklerim yetersiz gelmeye başladı ve asıl öğrenme sürecim başlamış oldu.

 

Dövme

 

Sizce dövme bir sanat mıdır?
Eğer bir insanın duygularını ve hayalleri anlayıp, içine kendi hayal gücünüzü, yaratıcılığınızı ekleyebiliyor, bunları çeşitli gereçlerle ve tekniklerle vücuda işleyerek, kişinin yaşamını etkiliyor ve genel olarak beğeni oluşturabiliyorsanız, evet ortaya bir sanat eseri çıkarmışsınız demektir.

Bir dönem dövme yaptıran insanlara, marjinal gözüyle bakılıyordu. Artık bankacılar, avukatlar, doktorlar bile yaptırmaya başladılar. Bu değişimi neye bağlıyorsunuz?
Dövme, her zaman çevremizdeydi aslında ve her zaman, her kesimden dövme yaptıran insanlar vardı. Çevrenize bakın, 20 yıldan eski dövmelere sahip insanlar olduğunu fark edeceksiniz. Teyzemin eşinin, yani eniştemin göğsünde bir kartal figürü var ve o görebileceğiniz en ‘marjinal olmayan’ insanlardan biridir. Sanırım internetin yaygınlaşması, televizyondaki insanların dövmelerinin sıkça görünürlüğü normalleştirdi. İnsanlar dövmelerini gizleme gereği görmüyorlar artık.

 

Dövme

 

Sosyal sınıf, cinsel yönelim, meslekler, inanç biçimi dövme figürü seçerken ne kadar etkili oluyor? Kullanılan figürler bir değişim gösteriyor mu? Kimler, ne tarz dövmeleri seviyor?
Dövme, bütün bunların üstünde bir olgu aslında. Çünkü dövmeye her kesimden bir ilgi var. Dövmeleri ile anlatmak istedikleri şeyler değişkenlik gösteriyor. Söyleyemediklerini söyleme, bazen bir tepkiyi gösterme, bir anıyı yaşatma ya da bir tutkuyu anlatma… Herkes fikirlerini sembolize etmek istiyor. Bence birisinin dövmelerine bakarak, karakteri hakkında fikir sahibi olmak mümkün.
Dövmeler (23)

Dövme

Dövmeler

 

Çok geniş bir yelpazeden müşteri portföyünüz olduğunu duyduk. Bunlar arasında muhafazakarlar da var. Senelerce dövmeye çekince ile yaklaşmış olan bu kesime mensup insanların hayatlarına dövme nasıl girdi? Kısacası dövme ne oldu da normalleşti?

Lise yıllarımdı, sanırım 1997-1998’di. Taksim’de bir barmenin sırtında Arapça ‘Allah’ yazıyor diye öldürüldüğü haberini okumuş, takip eden zamanda ise yine dönemin sağ görüşlü bir haber gazetesinde, bu olayın övüldüğüne şahit olmuştum. Çok geçmedi, 10 yıl içinde dövme yavaş yavaş yaygınlaştı. Gözler dövmeli insanları görmeye alıştı. Televizyonda dövmeli insanlar eskiden kanun kaçağı, uyuşturucu satıcısı gibi görünürken, artık dizilerde günü kurtaran bir polis memurunun kolunda, paparazzi programlarındaki ünlü şarkıcı ağabey ve ablaların ellerinde, bileklerinde hatta yüzlerinde, gençlik dizilerindeki çocukların vücutlarında görmeye alıştığımız birer obje halini almaya başladı. Bundan sonrada insanların dövme ile ilgili tabularını yıkmaları daha kolay oldu diye düşünüyorum.

 

Dövmeler (9)

 

“Dövme stüdyosuna vermem!”

Bugüne kadar dövme yaptırdığı için şaşırdığınız birileri oldu mu? Bursa’da ne kadar zamandan beri dövmecilik yapıyorsunuz? Bursa öğrenci nüfusunun fazla, ancak muhafazakar algının da yüksek olduğu bir kent. Bursa gibi bir şehirde dövmeci olmanın yarattığı sıkıntılar var mı?
Sektörde de yeni biriyim ve zorluklarını da yaşayarak öğrenmeye devam ediyorum maalesef. Tatil yerlerinde yabancı turistlerle çalışırken, çok rahat hissediyorsunuz. Yaptığınız işe, size saygı duyuyorlar. Bursa için aynı şeyleri dile getirmek, üzülerek söylüyorum çok güç. En son başıma gelen olay, sanırım yaşanan zorlukları biraz açıklar. Yaz sezonu sonunda mevcut stüdyomdan daha büyük bir yer aramaya başlamıştım bulunduğum yerde isteklerimi karşılayan birkaç yer sahibi ile görüştüm. Hepsinden de “Dövme stüdyosuna vermem!” cevabını aldım. Arayışımın sonunda, istediğim gibi bir yer ve stüdyo olmasına karşı çıkmayan bir mülk sahibi buldum, ancak onda da “Kirayı ödeyemezsin!” korkusu vardı. Neyse ki, bütün sorunları çözüp, zor da olsa sonunda istediğim gibi bir stüdyo bulabildim. Bu bile, insanların dövme sektörüne ve bu sektördeki insanlara bakış açısını özetliyor sanırım.

 

dövmeli kadın

 

Son yıllarda, özellikle sosyal medya kavramının hayatımıza girmesi ile görsel iletişim, internetin ilk zamanlarındaki sözlü iletişimin yerini aldı. Bu durum, dövme sektöründe ne gibi bir etki yarattı? Anadolu halkları arasında dövmenin çok eski bir kültürel öğe olduğunu, hatta bazı topluluklarda aşiret, dini inanç, aile gibi kavramlarla ilintili aitliği sembolize eden bir görev üstlendiğini biliyoruz. Bu kadar bizden olan bir geleneğe insanların uzun süre önyargı ile yaklaşmasını nasıl yorumluyorsunuz?
Dövme Anadolu’da geçmişi bin yılı aşkın bir süredir uygulanan bir gelenek. Kimi zaman bir aileye aitlik, kimi zaman sınıf belirten bir araç, kimi zaman da statü göstergesinin bir sembolü olarak karşımıza çıkıyor. Osmanlı zamanında askerlere bile dövme yapıldığı, savaşlarda ölen askerlerin kimliklerinin bu dövmelerden belirlendiğini görülüyor. Bu kadar kültürün içinden bir parçayken, kısa bir sürede insanlarda önyargı oluşturmasını çok ilginç olacak, ama Cumhuriyet dönemiyle birlikte hızlı bir batılılaşma sürecine girmesi, Avrupa’da aynı dönemde dövmenin alt tabakadan olanlarda, suçluların işaretlenmesinde ya da marjinal sayılan zevklere sahip insanların üzerlerinde olması, yanlış bir algı yaratmış ve bunu insanların bu kültürden uzaklaşmasına neden olmuş olabileceğini düşünüyorum.

Sizi diğer dövmecilerden ayıran bir özelliğiniz var mı? Aldığınız ödüller, uzmanlık alanı, müşteri portföyünüz gibi…Bugüne kadar yaptığınız en ilginç dövme neydi? Kime yaptınız?
Bir Anka kuşu dövmesiydi. Biliyorsunuz, Anka kuşu ölümü yenip küllerinden tekrar doğan efsanevi bir kuş olarak tasvir edilir. Dövmenin sahibi olan müşterim, trafik kazasında çok ağır yaralar alıp, 6 ay kadar komada kalmış, yaklaşık 2 yıl süren fizik tedaviden sonra tekrar ayağa kalkmayı başardığını anlatmıştı.

 

Dövmeler (22)

 

Mesleğinizin en zor tarafları neler? Dövmeci olduğunuz için sıkıntı yaşıyor musunuz?
Her meslekte olduğu gibi, bizim işimizde de sıkıntılar çıkıyor. Özellikle laubali davranan müşteriler, en can sıkıcı olanları sizi marjinal gördükleri için her konuyu rahatlıkla konuşabileceklerini, istediklerini söyleyebileceklerini düşünüyorlar. Bunun dışında, çok büyük bir sıkıntıyla karşılaştığımı söyleyemem. Bunun kişinin kendisiyle de alakalı olduğu düşünüyorum.

 

Dövmeler

 

İlham aldığınız veya benim idolüm diyebileceğiniz yerli ve yabancı dövme sanatçıları var mı?Türkiye’de hayranlık uyandıracak o kadar çok isim var ki… Reşat Gül, Halil Baban, Coşkun Şakre, Berat Bumin, Danny Garcia, Tuğçe Türksoy ilk aklıma gelen isimler.

İyi bir dövme sanatçısı olabilmek için öncelikli olan şey nedir?
En önemlisi işi sevmek ama çok sevmek sonrasında araştırma ve öğrenmeye açık olmak, bu işin sadece iğne ve deri ile ilgili değil kağıt ve kalemlerle de alakalı olduğu unutmamak gerekiyor sanırım.

 

Dövmeler (19)

Dövmeler (20)

 

Kısa bir zaman önce Shade-ink Stüdyo’yu taşıdınız. Yeni adresiniz ve gelecekte yapmak istedikleriniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
Dövme kültürünün oluşmasına yardımcı olmak stüdyomuzun ilk amacı. Bütün misafirlerimizi doğru bilgilendirmek, isteklerini dinlemek ve istedikleri, hissettikleri şeylere yakın dövme modelleri hazırlamaya çalışmak, en önemli önceliğimiz.

Dövme sanatçılarının, müşterilerinden duymak istemediği üç cümle nedir?
“En çok neresi acıyor? ”, “Dövme yaptırmak istiyorum, ama ne yaptırayım?” “Daha sonra çıkar mı?” Ve böyle uzar gider…

 

MERAKLISINA:

Selçukhatun Mah. Kültür Sok. Merthan No:30 KAT.3 Bursa
GSM: 0554 667 54 25