Özel Röportaj: Baki Koşar Kültür ve Sanat Festivali 20 Şubat’ta başlıyor

5 Şubat 2015 Tarihinde Tarafından Dans, Emek, Fotoğraf, Kadın, Müzik, Sergi, Sinema, Söyleşiler, Tiyatro, Velev ki Kategorisinde Yayınlanmıştır.

İzmir Siyah Pembe Üçgen Derneği tarafından 7 yıldan bu yana düzenlenen Baki Koşar Kültür ve Sanat Festivali, 20 Şubat Cuma günü başlayacak. Bu yıl “Çokluk” temasıyla organize edilen festival, 28 Şubat’ta son bulacak. Tekliğe karşı çokluğu, mutlaklığa karşı muğlaklığı, birliğe karşı beraberliği, iç içe geçmiş çeşitlilikleri ve hareket halindeliği kucaklayan bir perspektifle düzenlenen etkinlikler, Danielle Levitt Fotoğraf Sergisi ve Ruşen Alkar konseri ile başlayacak. Etkinlikler 28 Şubat Cumartesi günü, Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi‘nde düzenlenecek Baki Koşar Kültür ve Sanat Festivali Ödül Töreni ile son bulacak.

Söyleşi: Mehtap Doğan


2006 Yılından bu yana örgütlü çalışmalar yürüten Siyah Pembe Üçgen, 2009’da dernek statüsü kazandı. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine yönelik ayrımcılıkla mücadele amacıyla faaliyet gösteren bu sivil toplum örgütü kuruluşundan bu yana her yıl, şubat ayının son haftası “Baki Koşar Nefret Suçları ile Mücadele Haftası” düzenliyordu. Hafta bundan böyle festival olarak devam edecek.

 


Bugüne kadar “Hukuk ve Medya Açısından Nefret Suçları”, “Ayrımcı Tutum ve Zihniyetin Teşhiri”, “Özgürlük Korkusu ve İktidar”, “Dil”, “Ana Akıma Kapılmamak” ve “Kontrol” başlıklarıyla düzenlenen haftalarda panel, forum ve atölye çalışmalarının yanı sıra, tiyatro, sinema, dans, fotoğraf, resim, enstalasyon gibi etkinlikler de organize ediliyor.

Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği üyesi Yavuz Cingöz ile küçücük bir ekibin kocaman bir motivasyonla kotardığı Baki Koşar Kültür ve Sanat Festivali‘nin programını, temasını ve haftadan festivale dönüşme sürecini konuştuk.

Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği’nin Baki Koşar ile ilişkisinden bahseder misiniz?
Siyah Pembe Üçgen İzmir 2009 yılında dernekleşen bir oluşum ancak Baki Koşar Nefret Suçları ile Mücadele Haftası 2008’de, biz henüz dernekleşmeden başladığımız bir yolculuktu. Hem nefret cinayeti ile öldürülmüş olan gazeteci-yazar Baki Koşar’ın ölüm tarihine, hem de dernekleştiğimiz güne denk gelen 20 Şubat’ı içine alan haftada her yıl bu organizasyonu yapıyoruz. 2009’da “Hukuk ve Medya Açısından Nefret Suçları”, 2010’da “Ayrımcı Tutum ve Zihniyetin Teşhiri”, 2011’de “Özgürlük Korkusu ve İktidar”, 2012’de “Dil”, 2013’de “Ana Akıma Kapılmamak” ve 2014’de de “Kontrol” temalı haftaları düzenledik. Haftanın temasına uygun panellerin yanı sıra film gösterimleri, atölye çalışmalarının, forumların, sergilerin, tiyatroların olduğu bu haftalarda nefret suçlarına ilişkin bir farkındalık yaratmaya çalıştık. Bir yandan da LGBTİ ve queer kültüre ilişkin İzmir yerelinde yoğun bir etkinlik haftası yaparak şehrin bir açığını kapatmaya gayret gösterdik. Özellikle son iki yıldır giderek büyüyen bir ilgiyle takip edilen etkinlikler bizi bir sonraki yıl için oldukça motive etti. Öyle ki düzenli olarak, bir seri gibi devam ettiğimiz Kadın Buluşması, Eleştirel Pedagoji Günleri gibi bazı etkinlikleri bu yıl Baki Koşar kapsamından çıkararak, ayrı haftalar olarak organize etmeye karar verdik.

Haftayı her yıl başka temalar altında düzenliyorsunuz. Bu yıl ki temayı neye göre belirlediniz?
Etkinlikten yaklaşık 8 ay kadar önce temayla ilgili çalışmaya başlıyoruz. Bir yıl önceden de eteğimizde biriktirdiklerimiz oluyor ve genelde iktidar biçimlerine odaklanıyoruz. Bu yıl tema olarak “Çokluk” kavramını belirledik. Queer ile ilgilenenlerin aşina olduğu bir alan olduğu gibi kimlik politikalarında da üzerine çalışılan bir kavram. Sıklıkla çok kültürlülükle karıştırılsa ya da tam olarak neye denk geldiği anlaşılmasa da hafta kapsamındaki etkinliklerle kavramı açacağımızı düşünüyoruz.

Bu etkinlikleri daha önce nefret suçları haftası olarak organize ederken, festivale dönüştürmeye nasıl karar verdiniz?
Bu yıl haftanın isminde gerekli ve yerinde bir değişim yapmaya karar verdik. Nefret, suç, mücadele gibi kelimelerle değil, içeriğinden yola çıkarak kültür ve sanat festivali yapmayı uygun bulduk. Bu iddialı bir değişim izlenimi verse de aslında son yıllarda organize ettiğimiz şeyin bundan farklı olmadığını gördük. Bu isim ile yapılan bir çağrının daha fazla kişiye ulaşacağını düşündük. Tabii tüm bunlarda düşün alanına karnaval gibi önemli kavramlar armağan eden Rus filozof Bakhtin’in de etkisi büyüktür. Kolektif gülme edimini çağrıştıran festival ortamı bir direniş alanıdır, sanat da bir mücadele yöntemi. Öyleyse neden taşlar yerine oturmasın dedik ve başladık.

Kolay olmasa gerek bunca etkinliği organize etmek. Nasıl bir ekiple bu haftayı kotarıyorsunuz?
Oldukça tecrübeli ama küçük bir ekiple yürütüyoruz. Üç beş kişiyiz ama yüksek bir motivasyonla çalışıyoruz. 2006’dan beri beraber çalışan, kendini sürekli güncelleyen insanlardan oluştuğu için iletişimleri iyi, pratik ve çok yönlü bir kadromuz var.

Festival için çok eğlenceli bir teaser yapmışsınız. Nasıl bir fikirden hareketle oluştu?
Son 3 yıldır, Kara Pembe Karşı Sanat Kolektifi adında bir ekibimiz var. Tanıtım filmlerini çekip, kurgulayıp müziğine kadar yapıp sunuyor. Konsepte uygun görseller, ödül heykelciği ve afiş çalışması da aynı ekiple kotarılıyor. Bu yıl temamızı yansıtmasının yanı sıra festivale dönüşmüş olan organizasyona ilişkin de birkaç söz üretmesi gerekiyordu. Bu nedenle “kar”, kolaj, stop-motion derken sınırlarımızı ve imkanlarımızı zorlayarak bir şeyler yapmaya çalıştık.

 

 

Son yıllarda LGBTİ’lerle ilgili pek çok etkinlik organize edilmeye başlandı. Bu alanda düzenlenen festivalleri, haftaları nasıl buluyorsunuz? Hedef kitleye ulaştıklarını düşünüyor musunuz? 
Hepsi harika, KuirFest, Pride’lar, Homofobi Karşıtı Buluşma… Her biri çok başarılı ve köklü organizasyonlar, etki alanları her geçen yıl katlanarak artarken çok daha fazla kişiye ulaşıyor. Emeği geçenleri motive eden de bu zaten.

 

Baki Koşar

Gazeteci-Yazar Baki Koşar

 

 

7. Baki Koşar Kültür ve Sanat Festivali

20-28 Şubat 2015

Program

 

http://www.siyahpembe.org/7-baki-kosar-kultur-ve-sanat-festivali-basliyor/ 

 
 

Siyah Pembe Üçgen sizi festivale çağırıyor.

Festivale katılmak isteyenler için:

http://www.siyahpembe.org/siyah-pembe-ucgen-sizi-festivale-cagiriyor/