“Nereden başlamalı bilmem ki Sevgili Şirin, bu ülke güvercin sevmez, bilmez misin?”

13 Ekim 2015 Tarihinde Tarafından Emek, Göçmen, Kadın Kategorisinde Yayınlanmıştır.

Nereden başlamalı bilmem ki. Sevgili Şirin, isminin hakkını bu kadar veren seni ve gencecik çocukları yitirmek üzerine yazı nasıl yazılır, bilmiyorum. Ne devrik süslü cümleler, ne ajitatif sloganlar, ne de edebiyatın sunduğu diğer olanaklar! Hiçbirşeyi yakıştıramıyorum sana çocuk / size çocuklar.

Cetin Kevirvan  

‘Dayıcık’ derdin ya, işte o dayıcık hiçbirşey yapamıyor senin için, ardından çaresiz bakakalmaktan başka. Öyle bir ülke ki neredeyse sadece güvercinleri vuruyorlar, çocukları, gençleri, yaşlıları, kadınları, Kürdleri, Alevileri, emekçileri. Bu ülke güvercin sevmez, bilmez misin? Bu devlet güvercin sevmez, bilmez misin? Bu devletin kodları müsait değil buna, bilmez misin?

Yıllarca seni yoklukla umutla büyüten annen / ablam ne yapsın şimdi sensiz! Hangi dua, hangi slogan, hangi görkemli ziyaretçi, hangi telefon, hangi mermer taşı dindirir ki acısını! Kimisi birkaç gün, kimisi birkaç hafta veya aydan sonra unutacak seni, kimisi birkaç yıldönümlerinde seni anacak. Ya ablam?! O bir ömür ‘Çetin Çetin, ka Şîrîna min?!’ diyecek. Her sabah uyandığında yine oda oda dolaşıp, seni arayacak: ‘Ya bir kabussa!’ Baban ha keza!

Çok gençsin Şirin! Niceleri gibi sana da kıydılar işte. Ne yapılır ki artık! Sana, diğer çocuklara kıyan o ülke, benim ülkem değil artık! ‘İnadına barış’ da demiyorum. ‘Vatan sağolsun’ da demiyorum. Kimseden ne barış ne de af dileniyorum. İnsan yaşamını temel almayan hiçbirşeye itimat etmiyorum.

Bu katliamda yaşamını yitirenlerin ailelerine sabır diliyor, acılarını paylaşıyorum.