“İnsanlığa ne oluyor?”

3 Şubat 2016 Tarihinde Tarafından Emek, Göçmen, Hayat, Kadın Kategorisinde Yayınlanmıştır.

Çanakkale’den Yunanistan’a gitmeye çalıştıkları sırada tekneleri batan mültecilerin cesetleri kıyıya vurduğunda oradaydı… 30 Ocak’ta ölen 39 kişinin arasında çocuklar da vardı. Fransız Haber Ajansı  AFP foto muhabiri Ozan Köse, facianın fotoğraflarını çekerken yaşadıklarını anlattı.

“Birkaç gündür Türkiye’nin Çanakkale kentindeyim. Ege Denizi’nin kıyısında, Suriye, Irak ve diğer yerlerden binlerce mültecinin Yunanistan’ın Midilli adasına gitmek için bir bot bulmayı ümit ettiği bir sahil bölgesi.

Burada durum çok gergin.

 

gocmen_2

 

Bir önceki gün kaçakçılar tarafından kandırılan onlarca göçmenle ormandaydım. Tekneyle Yunanistan’a gitmek için küçük bir servet ödemişler ancak onları taşıyacak teknenin vaat edilenden çok daha küçük olduğu ortaya çıkmış. Boğulmaktan korkan mülteciler tekneye binmeyi reddetmiş. Kaçakçılar onları silahlarla tehdit etmişler.

 

gocmen

 

Bir başka tekne bularak Avrupa’ya gitmek için bekleyen göçmenler, yaktıkları ateşle ısınıyorlardı.

Beni görmekten, sıkıntılarını benimle paylaşmaktan mutlulardı.

Çocuklar ailelerine sürekli olarak ‘Ne zaman tekneye bineceğiz?’ diye soruyordu.

 

gocmen_4

 

Ormanda konuştuğum o insanların bazıları 29 Ocak’ı 30 Ocak’a bağlayan gece sahilden birkaç yüz metre ötede batan aşırı kalabalık teknede miydi?

Kesinlikle. Belki. Söylemesi zor.

 

gocmen_5

 

O cumartesi günü ambulansların siren sesleriyle sabah 7 civarında uyandım. Benim kaldığım otel, sahil güvenlik merkezinin tam yanındaydı. Çok ciddi bir şey olduğunu hemen anladım.

 

gocmen_6

 

Merkeze gittiğimde bir tekne yanaşıyordu. Plastik torbalardaki cesetler çıkartılıyordu. Yaklaşık 10 tanesini sayabildim. Aralarında kadın ve çocukların da olduğu çok sayıda kişi kurtulmuştu. Daha da yaklaştım. Suriye, Irak, Afganistan, Myanmar ve Bangladeş’tenlerdi. Hepsi şoka uğramıştı.

 

gocmen_7

 

Havanın güzel, denizin sakin olduğunu anlatıyorlardı. Ancak teknede çok fazla kişi vardı. 20-30 kişiyi taşıyabilecek küçük bir turisttik tekneydi. Bin 200’er euro veren 100’den fazla yolcu, batan teknedeydi.

 

gocmen_11

 

Jandarma, kurtulanları sorguluyordu. Teknenin battığı yere yanaşmaya karar verdim. Tekne, sahilden bir kilometre dahi uzaklaşmadan, Bademli köyünün orada batmış. Oraya gittiğimde, sahilden 50 metre uzakta yüzen, yarı batmış enkazı gördüm.

 

gocmen_10

 

Sahile gittiğimde ilk gördüğüm ceset, bir bebeğinki oldu. 9-10 aylık gibi duruyordu. Sıkı giyinmişti ve şapkası vardı. Turuncu bir emzik kıyafetlerine iliştirilmişti. 8-9 yaşlarında bir çocuğun bedeni de denizdeydi. Onların yanında da bir kadın vardı. Belki de anneleriydi…

 

gocmen_1

 

O anda kimse ölü bebekle ilgilenmiyordu. Yaklaşık bir saat boyunca orada sessiz bir şekilde durdum. 5 Aylık bir erkek bebeğim, 8 yaşında da bir kızım var. ‘Bu benim bebeğim olsa ne yapardım?’ diye sordum kendime.İnsanlığa ne oluyor?’ diye sordum.

 

gocmen_12

 

Sahil can yelekleriyle, kişisel eşyalarla ve Ege’nin sahile savurduğu bedenlerle doluydu. Yanında oturduğum bebek de orada…

 

gocmen_13

Birkaç fotoğraf çektim. Sahil boyunca yürüdüm. Bir kayanın üstünde başka bir çocuğun bedenini gördüm.

Türk jandarması cesetleri topluyor.

Gece bu sularda boğuldular. Çok fazla ceset var. Hepsini sayamıyorum.

gocmen_9

 

Bir fotoğrafçı olarak isyanları ve saldırıları gördüm. Ölü bedenler gördüm. Ancak bu en kötüsüydü.

Bu küçük bedene bakıp, kendime soruyorum: Neden Suriye’deki savaş bitmek bilmiyor? Öfke dolduruyor içimi; buna sebep olan bütün politikacılara, insanları ölüme gönderen bütün kaçakçılara karşı bir öfke…

Daha sonra bir jandarma geliyor. Bebeği kaldırıp plastik bir torbaya koyuyor. O da ağlıyor.”

 

gocmen