“Gülmek en güzel eylem bence; ölüme, zulme, baskıya, korkuya karşı…”

8 Nisan 2016 Tarihinde Tarafından Emek, Kadın, Mehtap Doğan, Resim, Sergi, Söyleşiler, Velev ki Kategorisinde Yayınlanmıştır.

Gelin sizi buz kesen hayata rağmen içimizi ısıtacak çizimler yapan, kapkaranlık günlerde bile önündeki kağıda gülümseyen bir yüz, rengarenk çiçekler, sıcacık turuncu bir güneş illa da bir kuş konduran Özlem Çelik ile tanıştıralım. Politika yaparken sadece dilini değil kalemini de kullanan feminist çizer, uzun yıllar kendisine sakladığı çizimlerini birer birer gün yüzüne çıkarmaya başladı. Yayına hazırlanmasından dağıtımına kadar bütün süreçleri kadınlar tarafından yürütülen Feminist Politika Dergisi’ne düzenli olarak çizen Çelik, pek çok feminist yapının maddi gelir sağlamak için sattığı ürünleri de umut dolu, güleç kadınlarıyla süslüyor. Çünkü, gülmenin en güzel eylem olduğunu düşünüyor; ölüme, zulme, baskıya, korkuya karşı…

ODTÜ’de sosyoloji yüksek lisansını, İngiltere’de de kentsel siyaset doktorasını tamamlayan Çelik, ilerleyen yıllarda hem yazarı, hem de çizeri olacağı iki kitap çıkarmayı planlıyor.

Röportaj: Mehtap Doğan 

– Aslında akademisyensin ve ODTÜ Siyaset Bilimi Bölümü’nde dersler veriyorsun. Peki ne zamandan beri çizerlik yapıyorsun, çizmeye nasıl başladın?

Mimar Sinan Üniversitesi’nde şehir planlama okuduktan sonra, ODTÜ’de sosyoloji yüksek lisansı ve ardından da kentsel siyaset alanında İngiltere’de doktoramı tamamladım. Şu anda ODTÜ Siyaset Bilimi Bölümü’nde doktora sonrası araştırmacı olarak çalışıyorum ve ders veriyorum. Üniversitenin ilk yıllarından itibaren desen ve teknik resim eğitimi almaya başladım. Çizime olan merakımı da böylece keşfetmiş oldum. Tek desenle gitmem yeterliyken, bazen altı-yedi çizimle giderdim derslere. Yıllarca kendim için çizdim ve çoğunu da kimseyle paylaşmadım. Doktoraya başladığım yıllarda şu anda gördüğünüz tipler çıkmaya başladı. Ev arkadaşım tesadüfen gördü çizimlerimi ve çok heyecanlandı. Çizimlerimi paylaşmam konusunda beni o yüreklendirdi. O yıllarda yurtdışındaydım ve ilk kez 8 Mart’ta Türkiye’de değildim. Ben de bir 8 Mart çizimimi feminist dostlarıma hediye olarak gönderdim. Serüven de böylece başlamış oldu.

 

özlem çelik

 

– Feminizm ile ilgili pek çok yazıda, yayında, üründe senin çizgilerini görmeye başladık. Bu alanda çalışmalar yapmaya nasıl başladın?

8 Mart’ta Türkiye’deki feminist dostlarıma yolladığım o çizimle, Feminist Politika dergisinin de düzenli çizeri oldum. Tabii çizimlerin hepsi feminist bir bakıştan geçtiğinden zaman içinde hem bireysel olarak feministler hem de feminist yapılarca tanınmaya başladım. Bu tanıdıklık, peşi sıra dayanışma çizimlerinin üretimini getirdi. Çizim, coğrafi sınırları da aşabilmemizi sağladı. Bu sınır aşımı, yurtdışından Türkiye’ye, Türkiye’ye dönünce de farklı kentlerde varlığını sürdüren çeşitli feminist yapıların maddi ihtiyaçlarını karşılamak için bir dayanışmaya dönüştü.

 

özlem çelik

 

– Çeşitli kadın örgütleri, vakıflar senin çizimlerini rozet, çanta, cüzdan gibi ürünlere basarak gelir sağlıyor. Bu ürünleri satın alanlar kadın örgütlerine nasıl bir katkı sağlamış oluyorlar?

Çeşitli web siteleri var bu ürünleri alabilmek için. Şu anda aktif olanlardan biri Ankara’daki Kadın Dayanışma Vakfı. Bu yapılanmalar, kazançlarıyla dayanışma havuzu oluşturuyorlar. Dayanışma havuzu da şu demek, yayınlarını çıkarabilmek için gerekli bir maddi destek ya da psikolojik destek almak isteyenlerin, sığınma evinde kalmak durumunda olan kadınların maddi ihtiyaçlarını desteklemek.IMG_5504 IMG_5503 IMG_4870

 

– Senin çizimlerinde genellikle güler yüzlü feministler görüyoruz. Oysa feministlerin asık suratlı olduğuyla ilgili yaygın bir kanı var. Sence neden böyle bir algı hakim?

Benim çizimlerden de anlaşılacağı üzere ben hep umut dolu ve şen kahkahalar atan kadınlar olarak görüyorum feministleri. Aslına bakarsan, ben kadınları böyle görüyorum. Olayların duygusu ne kadar soğuk yüzlü olsa da gündelik hayatımızda, ben hep kendimi gülümsetecek bir tarafını resmetmeye çalışıyorum anılarımın. Aslında böyle yaptığımı en yakın arkadaşlarımdan biri keşfetti. Bir gün eve çok öfkeli gelmiştim. Evin içinde söylenip duruyorum. Arkadaşım, elinde çizim defterim ve kalemlerimle geldi. Hadi biraz çizim yap dedi. Ben de şu anda çizim yapamam, hem yapsam çok karanlık çizerim, istemiyorum dedim. O da hadi sen otur, ben de sana içecek bir şeyler yapayım dedi. Rengarenk gülen yüzlerle dolu bir çizim çıktı o gecenin sonunda. Arkadaşım da çizim bitince yanıma gelip, biliyordum senin karanlık çizemeyeceğini dedi ve de keyifle gülümsedi. O gece anladım ki çizmemi sağlayan her zaman umudun varlığını yeşertebilmek, en karanlık zamanlarda bile. Dünya kapkaranlık olsa da gülümseyen bir yüz, açan çiçek, doğan güneş ve tabi benim çizimlerimin vazgeçilmezi olan bir kuş geçer. Gülmek en güzel eylem bence ölüme, zulme, baskıya, korkuya karşı!

 

IMG_4871 özlem çelik

 

– Çizimlerin sadece feministlerle sınırlı değil. Başka neler çiziyorsun?

Çizgi günlüğü tuttuğum zamanlar oluyor. Bunlar genelde bazı anıları unutmak istemediğimde ya da bir günün bende çok ağır bir duygu bıraktığı zamanlarda. Bu kendi özel hayatım olabilirken, toplumsal olaylarla da ilişkili olabiliyor. Bazen vedalaşmama, bazen hoşgeldin dememe imkan veriyor bu çizimler. Son dönemlerde ise yazarlardan bir seri yapmaya başladım. Sevdiğim yazarları çiziyorum ve sevdiğim bir alıntılarıyla sesleniyorlar çizimden. Facebook’ta bir sayfam var, adı Küçük Mucizeler Rafı. Böyle bir raf vardı aklımda birkaç yıl önce. İçine hayatıma mucize gibi giren nesneleri dizdiğim. Sonra bir gün bu rafa onu çizerek hayat verme kararı aldım. Oturdum çizdim. O çizim odamda duruyordu çerçeveli. Geçtiğimiz yaz ise denize girme hayaliyle gittiğim tatilde, denize girmemi engelleyecek bir sağlık problemim oldu. İşte o zaman bir türlü geçmeyen sıcak günleri çizerek kendimi serinletmeye çalıştım. Bu çizimleri arkadaşlarımla paylaşıyordum, ta ki bir gün çok yakın bir arkadaşım neden bir sayfa açmıyorsun diyene kadar. İşte o gün arkadaşım, benim için sürprizli birer mucize çizimlerin deyince, sayfanın adını Küçük Mucizeler Rafı koyuverdim. Çizimlere ulaşmak isteyenler de sayfadan mesaj atarak nasıl edinebileceklerini öğrenebilirler.

 

IMG_5939

IMG_5676

özlem çelik

 

– Senin çizgilerini beğendiğin kadın çizerler var mı? Türkiye’de ne yazık ki kadın çizerler erkekler kadar görünür değiller. Bunun sebepleri neler olabilir?

Kadın çizerlerin görünür olmaması ya da karikatür ve illüstrasyon alanının erkeklerce domine edilmiş olması birçok meslek alanından farklı değil. Türkiye’de uzun yıllardır cinsiyetçi dilin kullanıldığı bir karikatür tarzı hakimiyet kurmuş durumda. Bunların çizerleri de tabi ki erkekler. Oysa Piyale Madra gibi bildiğimiz tüm karikatür tarzlarını tersyüz eden bir kadın çizer var. Eminim nice Piyale Madra’lar da var bir yerlerde kendi kendine çizen ama çizerliği meslek edinmek bir o kadar da zor kadınlar için. İşlerini sevdiğim çizerler Alison Bechdel, Marjane Satrapi, Maria Kalman, Özge Samancı, Piyale Madra… Elbette unuttuklarım da vardır.

 

photo 2

özlem çelik

 

– Türkiye’de yayınlanan mizah dergilerini nasıl buluyorsun? Bayan Yanı alternatif bir yayın olarak mizah dünyasına girdi. Bu dergi hakkında neler düşünüyorsun.

Bayan Yanı Dergisi 8 Mart özel sayısı yapmıştı, orada bir çizimim yayınlandı. Açıkçası ben kendimi mizahçı olarak görmüyorum ya da karikatürist. Bence o bambaşka bir alan. Ben ise öyle düşünmeye ve çizmeye yatkın değilim. Ben bir hikaye anlatmayı daha çok seviyorum. Ama tabi ki inanılmaz bir karikatür düşkünüyüm, keşke öyle bir yeteneğim olsaydı. Mizah dergilerinin çoğunda cinsiyetçilik ve ayrımcılık temel mizah konusu haline getiriliyor. Bunların farkındalığı içinde olan dergi ya da belki çizer demek daha doğru, sayısı oldukça az. Bayan Yanı ise sadece kadınlardan oluşan bir ekip olduğundan çok iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum erkeklerin egemen olduğu mizah dünyasında. Tabi benim gönlüm feminist bir mizah dergisinin çıkmasını ister ama henüz öyle bir girişim olmadı benim bildiğim kadarıyla.

 

photo 3

özlem çelik

 

– Seni tanıyanlar çizimlerinle ilgili ne düşünüyor?

Üç net tepki var: çizmeye devam etmelisin, çizimlerin beni gülümsetiyor ve ne zaman kitabını okuyabileceğiz.

 

– Peki okuyabilecek miyiz kitabını?

Böyle bir niyetim var ancak kitap uzun soluklu bir mesai demek. Bunun için vakit yaratmam gerekiyor. Aklımda iki kitap projesi var şu anda. Birinin hem yazarı, hem de çizeri olmak; diğerinin ise sadece çizeri. Ama şimdilik bana kalsın ne oldukları.

 

ozlem_celik (4)

 

– Çizmek dışında uğraşıların var mı?

Uzun yıllar fotoğraf çektim. Dijital dünyanın fotoğrafı gündelik hayatımızın bir parçası haline getirmesiyle fotoğrafa mesafelendim. İleride çizimlerle fotoğrafçılığı birleştirebilirim diye düşünüyorum bu günlerde. Onun dışında, sıkı bir edebiyat okuyucusuyum. Edebiyat, hayatımın en önemli parçalarından biri.

 

 

ozlem_celik (1)

ozlem_celik (2)

ozlem_celik (3)