Google, Emmy Noether’i doodle yaptı

Google, yaşasaydı bugün 133 yaşına girecek olan soyut cebir ve kuramsal fiziğe yaptığı çığır açıcı katkılarıyla bilinen, Albert Einstein‘ın fanı olduğu Alman matematikçi Emmy Noether‘i #doodle yaptı.

23 Mart 1882’de doğan Noether, Pavel Alexandrov, Albert Einstein, Jean Dieudonné, Hermann Weyl, Norbert Wiener ve daha birçok kişi tarafından halka, alan, ve cebir teorilerinde devrim yaratan, tarihin en önemli kadın matematikçisi olarak nitelendirilmişti. Noether’in biliminin en büyük fanlarından biri Albert Einstein’dı. Noether teoremi; simetri ile korunum yasaları arasındaki temel bağı açıklar.

emmy-Noether

 

Cinsiyet ayrımcılığına maruz kaldı 

Bu değerli bilim insanı da, ne yazık ki cinsiyet ayrımcılığından nasibini aldı.  Emmy Noether, Fransızca ve İngilizce’de erken yetkinlik gösterdi. 1900 yılının baharında iki dil için de, öğretmenlik sınavına girdi ve sehr gut (çok iyi) olarak notlandırıldı. Bu performansı kız okullarında ders verme hakkı kazandırdı, ama kendisi Erlangen Üniversitesi’ndeki çalışmalarına devam etmeye karar verdi.

Bu alışılmadık bir karardı; iki yıl öncesinde Üniversite Senatosu karma eğitimin “akademik düzeni bozacağını” açıklamıştı.[21] 986 öğrenciden oluşan bir üniversitedeki yalnızca iki kız öğrenciden biri olan Noether’in, derse katılmasından ziyade denetim yapmasına izin veriliyordu. Ancak, dersine katılmak istediği profesörlerden özel izin alması gerekiyordu. Bütün engellere rağmen; 14 Temmuz 1903’de Nürnberg’de bir Realgymnasium’da mezuniyet sınavını geçti.

1903-04 kış dönemini Göttingen Üniversitesi’nde okudu, astronom Karl Schwarzschild, matematikçi Hermann Minkowski, Otto Blumenthal, Felix Klein, ve David Hilbert’in derslerine katıldı. Kısa bir süre sonra kadınların o üniversitede katılımına dair kısıtlamalar yürülükten kaldırıldı.

EMMY-NOETHER-DOODLE

Biz bir üniversiteyiz, hamam değil!

1915 baharında Noether, David Hilbert ve Felix Klein tarafından Göttingen Üniversitesi’ne dönmesi için çağrıldı. Fakat bu işe alma gayretleri yersiz kaldı. Felsefe Fakültesi öğretim üyeleri, dil bilimci ve tarihçiler, kadınların privatdozent olmamaları konusunda ısrar ettiler. Bir fakülte üyesi: “Askerlerimiz üniversiteye döndükleri zaman, bir kadının ayağında öğrenim görmeleri gerektiğini öğrenince ne düşünecekler?” diyerek protesto etti. Hilbert içerleyerek karşılık verdi; “Adayın cinsiyetini “privatdozent” (kadrosuz ve üniversite tarafından maaş bağlanmamış doçent ünvanına sahip öğretim görevlisi) olarak kabul edilmesine karşı bir sav olarak görmüyorum. Sonuç olarak biz bir üniversiteyiz, hamam değil.”