Ekip

H. İBRAHİM YILMAZ

Çanakkale’de başlamış olduğu arkeoloji eğitimine Almanya’da devam etti. Bu süreçte bir çok ülkede, arkeolojik yüzey araştırmalarına ve kazılara katıldı. Ancak, daha sonra akademik kariyerin istediği bir hayat için engel olduğunu düşündü. 92 yılından bu yana iç içe olduğu, bilişim dünyasına profesyonel olarak adım attı. O tarihten sonra çeşitli start-up projelerinde geliştirici, teknik yönetici ve danışman olarak görev aldı. Şu anda Emakina adlı Belçika merkezli yazılım şirketinde, yazılım mühendisi olarak çalışıyor.

H. İbrahim Yılmaz

Akademik kariyerini sonlandırdıktan sonra, Türkiye’nin ilk online hakemli arkeoloji dergisi olan ARKEOIDEA Dergisi’nin genel yayın yönetmenliği yaptı. Arkeoloji.web.tr adıyla kurduğu internet sitesinde arkeolojik tahribatlar, kültür mirasının korunması, arkeoloji ve buna bağlı diğer bilim dallarındaki istihdam sorunları üzerine çeşitli çalışmalar örgütledi. Bunlardan en iyi bilineni ülke genelinde bir çok üniversiteden öğrencinin,  akademik tehditlere rağmen, katılımıyla gerçekleştirilmiş olan Allionoi eylemleriydi. Bu girişimin miladını doldurduğuna inandığı için, 2014 yılında siteyi kapatarak öğrencilik yıllarında yarım bıraktığı epistomoloji (felsefe dalı), edebiyat ve müzik tarihi alanındaki çalışmalarına geri döndü.

Eğitim sürecinde öğrendiği İngilizce ve Almanca’nın yanına kendi çabalarıyla temel düzeyde öğrendiği Kürtçe, İbranice, Rusça, İspanyolca ve Fransızca’yı da ekledi. Okumayı, gezmeyi, yeni müzik türleri ve gruplar keşfetmeyi, bir de şiir yazmayı seviyor. Koyu bir Pink Floyd fanı, teknoloji manyağı ve özgür yazılım aktivisti. Hala bas-gitar öğrenme çabaları devam ediyor. Lise yıllarından bu yana tutkulu bir şekilde yazdığı şiirlerini Okyan.us (www.okyan.us) adlı kişisel blogunda paylaşıyor. Şu sıralar Sekiz / The Eight  adındaki ilk romanını yayına hazırlıyor. Sekiz ilk romanı, ancak yayınlanan ilk kitabı değil. Programlama üzerine kaleme aldığı Laravel Application Development Blueprints ve Laravel Design Patterns and Best Practices adlarında iki kitabı daha bulunuyor.

Doğum yeri olan Bursa’nın, ‘Rock City’ olarak tanındığı dönemlerde, eski adliye tayfasının stüdyo tozu yutmuş kuşağından olan İbrahim, hayata sol pencereden bakmaya devam ediyor.

 

MEHTAP DOĞAN

Uludağ Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler okudu. Öğrenciyken Bursa Haber Gazetesi’nde çalışmaya başladı. 15 Yılı aşkın farklı medya kurumlarında gazetecilik yaptı. 2012’de sektör değiştirdi. En son Birand Grup’a bağlı Bir İletişim’de medya direktörü olarak görev aldı. Ancak PR dünyasına kendisini ait hissetmeyince “Başka bir iş yapış şekli mümkün!” diyerek, Media Partner İletişim Danışmanlığı’nı kurdu. Gazetelerden, dergilerden, televizyon kanallarından, festivallerden ve en önemlisi hayattan biriktirdiği deneyimlerini aktarabilmek, hem sevdiği işi yapmak, hem de yaptığı işi sevmek için kültür sanat alanında uzmanlaşmayı tercih etti.

İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı, İdefix, Can Yayınları, Remzi Kitabevi, Uluslararası Göç Örgütü, Mor Çatı, Belgesel Sinemacılar Birliği, Serbest Müzisyenler Derneği, Arşivist Dijital Belgesel Kütüphanesi, LGBTİ Onur Haftası, Ruhi Su 100 Yaşında gibi pek çok kurum, şirket, STK ve etkinliğin medya ilişkilerini yönetti. Ayşe Kulin, Ayfer Tunç, Kiran Desai, Demet Altınyeleklioğlu, Joseph Conrad, Kenzaburo Oe, Semih Gümüş, Yekta Kopan, Mustafa Sarıgül ve Jak Kamhi gibi isimlerin kitap tanıtımlarını yaptı.

1993 yılında tiyatroyla, 2004’te sinemayla ilgilenmeye başladı. Tekrar Çal Sam, Hayvanat Bahçesi Masalı, Ada, Dört Mevsim gibi çok sayıda oyunun sahnelenmesine katkı sağladı. 96-99 sezonunda Uludağ Üniversitesi Oyuncuları’nın yönetiminde yer aldı.

Mehtap Doğan

Av Mevsimi, Benim Çocuğum, Tatlıya Her Zaman Yer Vardır, Nağıl Neneleri, Canıyla Oynayanlar, Yürüyen Düşler, Sorry Bacı gibi 10’u aşkın filmin ya yapım ekibinde bulundu ya da basın danışmanlığını yürüttü. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali, Belgesel Sinema Tatilde gibi festivallerin, kent gösterimlerinin ve atölyelerin yürütme kurulunda görev aldı. 2009 Yılında Bir Hayalin Provası: Drama Çiftliği isimli bir film çekti. Ancak filmi bir türlü içine sindiremediği için, gösterime sokmadı. Turneydi, gösterimdi, çekimdi derken, neredeyse bütün Türkiye’yi gezdi. Gezdiği yerleri çekmeyi, yeni yerler, yeni tatlar keşfetmeyi, karikatür çizmeyi, bir de konuşmayı seviyor. Çekim ve gezi deneyimlerini geziyorum-cekiyorum adlı blogunda paylaşıyor.

Örgütlü olarak feminist mücadele veriyor. Feminist Politika Dergisi, Mesele Dergisi, sosyalistfeministkolektif.org, Listelist gibi mecralarda zaman zaman yazı ve röportajları yayınlanıyor.

 

Tweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0Share on Reddit0Share on Tumblr0Pin on Pinterest0Print this pageEmail this to someone