Duyur Sesini: “Katilimi bilin diye…”

1 Eylül 2015 Tarihinde Tarafından Duyur Sesini!, Kadın Kategorisinde Yayınlanmıştır.

Alanya’da yaşayan, 22 yaşındaki Kübra Yılmaz, ayrıldığı halde peşini bırakmayan ve sistematik olarak şiddet uygulayan eski erkek arkadaşını blogunda deşifre etti ve yardım çağrısında bulundu.


“Eğer bugün evden dışarı markete giderken, sokakta öldürülürsem ya da yine darp edilirsem ve eve gelemeden, morga gidersem, beni öldüren katilimi bilin, çünkü defalarca gittiğim Jandarma karakolu beni ciddiye almadı ve bana yardım etmedi” diyen Kübra, yaşadıklarını şöyle anlattı:

 

“Merhaba herkese,

Maalesef sesimi duyurabilmek için, başımdan geçen olayı ve hâlâ bir çözüm bulmaya çalıştığım bir derdimi, burada sosyal medyada yayımlamak zorunda kaldım. Bana yardım edeceğinizi biliyorum, şimdiden herkese çok teşekkür ederim. Ayrıca bu yazıyı buraya yazmamın bir ikinci nedeni ise, eğer bugün evden dışarı markete giderken, sokakta öldürülürsem ya da yine darp edilirsem ve eve gelemeden, morga gidersem, beni öldüren katilimi bilin, çünkü defalarca gittiğim Jandarma karakolu beni ciddiye almadı ve bana yardım etmedi.

Günlerdir evden dışarı çıkamıyorum, çok korkuyorum ve canım yanıyor. Geçen hafta, apartmanımın önünde darp edildim. Jandarma hiçbir şey yapmadı. Kamera kayıtlarını almalarını istedim ama almadılar. Beni darp eden adamı nezarethaneye koymadılar ve hatta ifadesini bile almadılar. Mahkemeye bile çıkmadı. Bana aylardır yaptığı tüm kötülüklerin hesabını vermedi. 

Benim ismim Kübra Yılmaz, 22 yaşındayım ve Alanya’da yalnız yaşıyorum. Ailem yurt dışında, ben burada açıköğretimde okuyorum. Geçen sene 2014’de tanıştığım Serdar Danacı, benim eski erkek arkadaşım. Kendisinden ayrılmama rağmen benim peşimi bırakmıyor. Beni dışarıda darp ediyor, hakaretler ve tehditler ediyor, evime zorla giriyor, beni rehin alıyor evimde, taciz ediyor, telefonumu ve paramı çalıyor, kapıyı açmadığım için, kapımın önüne işeyip gidiyor. Artık tahammül edemiyorum hiçbir şeye. Jandarma bana yardım etmiyor. Serdar Danacı denetim serbestlikte olduğu için ve haftanın birkaç günü karakola gidip imza attığı için, oradaki komutanları tanıdığı için, ona kimse bir şey demiyor. Adliyeye bile korkudan gidemiyorum şimdi evimden çıkıp, çünkü sürekli dışarıda beni bekliyor.

 

 

15.03.2015 günü;
Beni rahatsız ettiği için ve tehdit ettiği için, karakola gidip koruma talep ettim ama şikâyetçi olmadım çünkü bana, senin hiçbir şeyin yok, neyden şikâyetçi olacaksın, biz onunla konuşuruz ve artık seni rahatsız etmez dediler.

22.05.2015 günü;
Evime girip paramı çaldı. Ben evde yokken, Emniyet Müdürlüğündeyken ben, kapıcıya gidip evimin yedek anahtarını alıp, evime girip paramı çaldı.

Ayrıca ben Emniyet Müdürlüğüne gitmeden önce, o gün beni arabaya zoraki bindirmek istedi, taciz etti beni ve hakaretler, tehditler etti. Emniyet Müdürlüğüne gidip, şikâyetçi oldum ve koruma talep ettim. Ben ifademi verirken, o da evime gidip, paramı çaldı.

15.06.2015 günü;
Kapıma işedi ve bana hakaretler etti.

20.06.2015 günü;
Evime girdi ve beni öldüresiye dövdü. Koruma talep etmeme rağmen daha önce, beni hâlâ rahatsız ediyor ve zorlama hapsi verilmedi kendisine.

 

kubra 2

 

28.06.2015 günü;
Evimin önüne taksiyle geldiğimde, beni taksiden zoraki çıkartarak çok kötü dövdü. Koruma talep etmeme rağmen, beni hâlâ rahatsız ediyor ve zorlama hapsi verilmedi kendisine. Jandarma kamera kayıtlarını almadı ve hastane raporumu bana vermedi.

03.07.2015 günü;
Beni arabaya bindirmeye zorladı, bana tokat attı, canım çok yandı. Jandarma çağırdım ama beni hastaneye götürmediler. Ramazan ayı olduğu için, sahur zamanı olduğu için, bizi uğraştırma diye kızdılar bana. İfademi değiştirmeye zorladılar sonra Mahmutlar’da eve giderken, muz tarlaların içinde, araçta bana hakaret ettiler. Şeytan diyor ki, bırak şunu burada dediler bana. Çok korktum beni gecenin bir vakti, tarlanın içinde bırakacaklar ve eve götürmeyecekler diye. Size göstereceğim ifadelere bakmanız yeterli, bana zoraki imza attırdılar ve hastaneye götürmediler.

18.07.2015 günü;
Sarhoş bir şekilde gecenin bir vakti, apartmana girdi ve intihar edeceğim diye herkesi rahatsız etti. Beni ve ailemi tehdit etti ve hakaretler etti bize. Sarhoş olduğuna dair elimde bir rapor var ve apartmana girdiğine dair ama yine zorlama hapsi verilmedi kendisine.

27.08.2015 günü;
Apartman girişinde darp edildim ve elimde kamera kayıtları var. Jandarma ilgilenmedi yine benimle. Kamera kayıtlarını almaya gelmediler bile. Serdar Danacı’nın ifadesi bile alınmadı ve mahkemeye bile çıkmadı, ayrıca yine zorlama hapsi verilmedi kendisine.

29.08.2015 günü;
Beni zoraki arabaya bindirdi, tehdit etti ve canımı yaktı.

Bana yaptığı aylardır işkencelerin hesabını kimseye vermedi. Bir kere bile olsun mahkemeye çıkmadı. Zorlama hapsi bile verilmedi, koruma talep ettiğim hâlde, öldürülmekten korkuyorum, markete bile gidecek cesaretim kalmadı.

Zorla güzellik olmaz, ben seni zamanında çok sevdim ama olmadı ve anlaşamadık ve ayrıldık. İlişkimiz zaten yalanla başladı. Bana bir ailenin olduğunu söyledin, seni annemle tanıştıracağım dedin ama haftalar geçti ve sonra aslında bir ailenin olmadığını, tüm ailenin 2006 yılında öldüğünü söyledin. Daha sonra, aylar geçtikten sonra, bana eskiden evli olduğunu ve 7 yaşlarında, hiç görmediğin bir oğlunun olduğunu söyledin. Ben yine de tüm yalanlarına rağmen, uyuşturucu kullanmana rağmen, sinir hastası olup, daha önce defalarca hastanede yatmana rağmen, sana sırt çevirmedim. Kalacak bir evin yoktu, paran yoktu, işin yoktu, elbiselerin yoktu, bir ailen yoktu. Cezaevine girdin ve çıktın, kışın ortasında kalacak bir yerin olmadığı için Almanya’dan geldim, sana ben aylarca evimde baktım. Sokaklarda aç kalma, banyo yap, uyu ve üşüme diye. Çantana kendi siyah eldivenlerimi bile koydum, ben yokken sokakta ellerin üşümesin diye. Her gittiğim zaman, üstümde olan tüm Türk liralarını sana verdim. Kendime bir gün olsun bir elbise almadım, hep sana aldım. Seninle ben ekmeğimi bölüştüm, karşılığında bana aylarca işkence yaptın. Kapıma işemeye başladın, evime girip paramı çaldın, telefonumu çaldın, telefonumu çalıp sonra aileme yazıp, bana iftiralar attın. Hayatımda gördüğüm en nankör insansın sen. Sana hakkımı helâl etmiyorum ve yaptığım tüm iyi şeyleri de zaten Allah biliyor, Allah rızası için yaptım, sen değerini kıymetini bilmesen de olur. İnsan aylarca kaldığı, yemek yediği evin kapısının önüne defalarca işer mi? Ben çok yapıcı bir insan oldum hayatımda, seni topluma kazandırmaya çalıştım. Hırsızlık yapma, kimseyi dolandırma, sinirli olma, hakaret etme, iyi bir insan olman için çok mücadele verdim ama sen asla değişmezsin. İnşallah hak ettiğin yere, bir kapalı ceza infaz kurumuna gidersin.”

Bloga http://www.kubray.com/2015/09/alanyada-kadina-iskence.html adresinden ulaşabilirsiniz.