CİNSİYETÇİ BİR HABERİN ANATOMİSİ

15 Temmuz 2018 Tarihinde Tarafından 5N1K, Emek, Hayat, Kadın, Mehtap Doğan, Müzik, Velev ki, Yazarlar Kategorisinde Yayınlanmıştır.

Lisede okuduğum yıllarda, ‘Köşe yazarları bunca konuyu nasıl buluyorlar acaba?’ diye şaşardım. Şimdi anlıyorum Türkiye gibi bir ülkede, yazmak istedikten sonra, ne bol konu olduğunu…

Saatler 01:30’u gösteriyor.

Yatağıma uzanmış, günün yorgunluğunu atmaya çabalarken sosyal medyada okuduğun bir haber yumuşacık yastığıma sarılıp uyumak yerine, bilgisayarımın kapağını açıp yazmaya yönlendirdi beni.

Konudan, ilk olarak çeşitli televizyon kanallarında yapımcılık ve Hürriyet Gazetesi’nin Kelebek ekinde yazarlık yapan Cengiz Semercioğlu‘nun kaleme aldığı yazı sayesinde haberdar oldum. Sonrası çorap söküğü zaten…

 

Mehtap Doğan

 

Yazısında “Mustafa Ceceli’nin ayrıldığı eşi Sinem Gedik’le ilgili son dönemin en büyük skandal iddialarından biri sonunda patladı. (…) İntizar’la Sinem Gedik’in ilişki yaşadığı iddiasını o kadar farklı yerlerden duydum ki, bizim ekip bir ara ikiliyi kamerayla takip bile etti. Bir şey yakalayamadık ama ikilinin ilişki görüntüleri sonunda mahkeme dosyasına girdi. Skandal da bu vesileyle patladı zaten” diyen  Semercioğlu, Mustafa Ceceli’nin oğlunun velayetini almak için açtığı dava dosyasına Sinem Gedik-İntizar ilişkisini açık şekilde kanıtlayan fotoğraflar, hatta videolar eklediğine dikkat çekiyordu. 

 

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/cengiz-semercioglu/yilin-skandali-sonunda-patladi-40896023

 

“Magazin haberi asla okumam” demiyorum ama özellikle okumam. Bu nedenle haberde adı geçen şahıslarla ilgili bir birikime sahip değilim. 20 Yılı aşkın gazetecilik yaptım. Bana sorarsanız bu olayın haber olarak sayfalara taşınmasını gerektiren en önemli unsur olayın bir şarkıcının başından geçmiş olması ve magazin değeri taşıması! Yoksa yazılmasa bile olur. 

Neden mi?

Öncelikle ciddi bir hak ihlali söz konusu. Olayı haberleştiren gazetecilerin gazetecilik etiği olarak bu hak ihlalini göz önünde bulundurması ve tarafsız olmaları gerekirdi. Bu mesleği icra eden herkesin bildiği gibi, gazeteci olmanın olmazsa olmazıdır bu iki koşul. Ayrıca bu kadar deneyimli bir gazetecinin bir kadının biseksüel, eşcinsel, heteroseksüel olabileceği, bu durumun onun anneliği ile ilişkili bir durum olmadığı bilgisine yer vermesi, yer vermesi için de bu bilgiyi içselleştirmiş olması lazımdı.

 

LGBTİ VE MEDYA İLİŞKİSİ

Çocukları lezbiyen, gey, biseksüel, trans olan Türkiyeli bir grup anne babanın, içinde yaşadıkları muhafazakar, homofobik ve transfobik toplumda, ebeveyn, aile ve aktivist olmanın ne demek olduğunu yeniden tanımladıkları Benim Çocuğum belgeseli, eşit yurttaşlar olarak tanınmayan, Anayasa’nın eşitlik maddesinde yer almayan, yaşama, çalışma, barınma, sağlık, eğitim gibi en temel hakları yok sayılan, mevcut hükümet ve hükümete yakın basın organları tarafından defalarca hasta ya da sapkın ilan edilen, hedef gösterilen, nefret cinayetlerine kurban edilen LGBTİ’lerin hak mücadelesinin gündeme taşındığı Onur Haftası gibi çok sayıda etkinliğin basın çalışmalarını gönüllü olarak üstlendim. Gelirimi ise hatırı sayılır şirketlere, medyadan tanıdığınız pek çok isme, yayınevlerine basın danışmanlığı yaparak sağlıyorum. Yani hem çeşitli medya kurumlarında yıllarını geçirmiş bir gazeteci, hem profesyonel bir PR’cı, hem de yazdığı yazılara yer verecek mecra bulamamış feminist bir hak savunucusu olarak şunu çok iyi biliyorum: Basında LGBTİ’lere yönelik haberler ne yazık ki kolay kolay yayınlanmıyor. (Ancak bu süreçte hep birlikte görmüş olduk ki, söz konusu magazin değeri yüksek bir sanatçıysa kolayca haberleştirilebiliyor!) 

 

CECELİ’Yİ NASIL BİLİRSİNİZ?

Sol camiada müzik kariyerinden çok  AKP’nin şarkıcısı olarak tanınması, sosyal medyada #AhlaksızMustafaCeceli etiketiyle gündem olması, Twitter’da TT listesinin başına oturması, 301 kişinin öldüğü Soma’da yaşanan maden faciası sonrası konser vermesi, hatta bu konuda çıkan haberlerle ilgili açtığı davayı kaybetmesi gibi konularla anılan Ceceli, şimdi de ayrıldığı eşi Sinem Gedik ve ilişkisi olduğunu ileri sürdüğü şarkıcı İntizar’ı hedef gösterdiği dava ile gündemde.

 

 

9 yıllık eşi Sinem Gedik’ten tek celsede boşanan Mustafa Ceceli’nin, ayrıldıktan kısa süre sonra Selin İmer ile ilişkisi ortaya çıkmış, Ceceli ve İmer boşanmanın ardından hemen evlenmişlerdi. Mustafa Ceceli-Sinem Gedik çiftinin aniden boşanmasından çok, eski eşin İntizar ile ilişkisi olduğu iddiası tahrip gücü yüksek bir bomba etkisi yaratarak magazin gündemine düştü.

 

 

Bu süreçte başta Cengiz Semercioğlu 0lmak üzere pek çok gazeteci, boşanmanın perde arkasında yatan iddiayı köşesine taşıdı. Semercioğlu, Mustafa Ceceli’nin eski eşi Sinem Gedik’in, şarkıcı İntizar ile ilişki yaşadığını, boşanmanın sebebinin ikili arasında yaşanan  “yasak aşk” olduğunu iddia etti. Bu aşk yasaktı çünkü iki kadın arasında geçen bir aşktan bahsediliyordu. Ceceli yakın çevresine “Herkes beni eleştiriyor ama durum kimsenin bildiği gibi değil” diyordu. Kimsenin bildiği gibi değildi (!) çünkü bir kadın ve erkek arasında geçen ilişki, ucunda aldatmak olsa da, anlaşılabilirdi, meşruydu, erkeğin zaten elinin kiriydi ama kadının bir erkeği, hele de meşhur bir erkeği bir kadınla, aldatması anlaşılır iş değildi! Bu olsa olsa namussuzluktu, orospuluktu, bir anneye yakışan hareketler değildi…

 

KUTSAL ANNELİK MASALINA KARNIMIZ TOK!

Semercioğlu yazısının devamında “Bunu oğlumun annesine yakıştıramam, olmaz böyle şey diyerek iddiayı görmezden gelmiş” diyerek aklamaya çalıştığı Mustafa Ceceli’nin oğlunun velayetini almak için dava açtığını ve dava dosyasına Sinem Gedik-İntizar “ilişkisine” dair fotoğraflar, hatta videolar eklediğini de söylüyor. Hatta magazin gündemi için iyi bir malzeme olarak gördüğü bu iki ismi takip etmekten çekinmediklerini itiraf etmekte de sakınca görmüyor. Semercioğlu yaptığı cinsiyetçi programlar ve yazdığı fobik yazılar sonucu LGBTİ’lerden ve feministlerden aldığı tepkilerden ağzı yanmış olacak ki ne şişi ne kebabı yakmak istiyor. Tedbiri elden bırakmayan Hürriyet’in usta kalemi,  “İntizar’la Sinem Gedik’in ilişki yaşadığı iddiasını o kadar farklı yerlerden duydum ki, bizim ekip bir ara ikiliyi kamerayla takip bile etti. Bir şey yakalayamadık ama ikilinin ilişki görüntüleri sonunda mahkeme dosyasına girdi” diyerek kendisini ve ekibini aklıyor. Semercioğlu “Skandal da bu vesileyle patladı zaten” diyerek de böyle bir ilişkinin onaylanamayacağını ancak magazin gündemi için hatırı sayılır bir malzeme, hatta olsa olsa skandal olacağını vurguluyor.

Bu yazı sayesinde sadece itibar kaybetmekle kalmayan İntizar, yaklaşık iki yıldır sanatsal faaliyetlerini sürdürdüğü Poll Production’dan da atılıyor. “Medya vasıtasıyla kamuoyuna yansıyan haberlerini üzüntü ve şaşkınlıkla” karşılayan şirket yöneticileri sanatçının şirketleriyle hiçbir bağı kalmadığını duyurmakta gecikmiyor.

Tabi medyaya yansıyan haberlerin bir de okur tarafı var. Yorumlarda “Lut Kavimi gibi kahrolup gidiceksiniz bu şekilde. Ne dinden ne kitaptan haberiniz var. Yazıklar olsun size” gibi mesajlar ağırlıkta olsa da  başlığıyla yapılan pek çok yorum umut veriyor. 

 

 

 

 

 
 

KADINLARIN YANINDAYIZ!

Umut veren bu yorumlardan birisi, LGBTİ camiaya desteği ile bilinen eski CHP Milletvekili, gazeteci Melda Onur‘a ait. Onur, “İnsanların bedenleri, ruhları, mahremiyetlerine dil uzatılması ahlaksızlık, namussuzluk, edepsizlik ve bel altı vurmaktır demiş, iyi demiş” derken, güzel sesiyle tanıdığımız Ceylan Ertem#intizar hastagi ile yaptığı paylaşımda, “Yanındayız! Uzun uzun yazarım ama öyle kızgınım ki bu habere…” demekle yetiniyor.

Buko isimli kullanıcının yorumu ise düşündürücü: “MC karısını ilk olarak evli bir kadınla aldattı. Polise bile yakalandı. Sonra Selin İmer’le aldattı. Boşandı, iki ay sonra evlendi. Eski eşi boşandıktan sonra İntizar ile ilişki yaşadı. Orospu oldu. İntizar ise işinden oldu. Toplum budur işte, tam olarak budur.”

 

 

 

ÖYLE KIZGINIZ Kİ…

Uzun lafın kısası öyle kızgınız ki… İddialar ister gerçek olsun, ister yalan, biz biliyoruz ki kadın dayanışması güçlendirir. Biz İntizar ve Sinem’in yanındayız. Eşcinsel birliktelik iddiasını velayet için kullanmaya çalışmayın. Anne olan kadın eşcinsel birliktelik yaşıyorsa çocuğunun velayetinin ondan alınabileceğinin düşünülmesi ciddi bir hak ihlalidir. Bir kadın biseksüel, eşcinsel, heteroseksüel olabilir ama, bu onun anneliğine gölge düşürmez.

—-

YORUMLARDAN BAZILARI…

 

Tweet about this on TwitterShare on Facebook637Share on Google+0Share on LinkedIn0Share on Reddit0Share on Tumblr0Pin on Pinterest0Print this pageEmail this to someone