Cezayir, Fransa, “terör” ve kadınlar üzerine…

6 Ekim 2015 Tarihinde Tarafından Edebiyat, Göçmen, Kadın, Kitap Kategorisinde Yayınlanmıştır.

Kendisini, “Kuzey Afrikalı, Arap bir Fransızca âşığı” olarak tanımlayan yazar Hawa Djabali’nin Siyah Yaseminler adlı romanı Güldünya Yayınları’ndan çıktı. Bu hafta raflarda yer alacak olan kitap, 2001 yılında, Paris’te büyük bir mağazada bir bombanın bulunmasıyla başlıyor.

Fransa’da dünyaya gelen, 12 yaşında Cezayir’e giden ve tiyatro eğitimi alan 1949 doğumlu Hawa Djabali’nin romanı aşktan siyasal şiddete, cinsellikten sömürgeciliğe ve sömürgeciliğe karşı direnişe kadar pek çok zorlu konuyu ele alıyor.

İran kökenli ABD’li sanatçı Asad Fauwell’in imzasını taşıyan resmin kullanıldığı kapak tasarımı Mine Özalp’a ait, kitap ilk baskısını 1000 adet yaptı.

Kitap adı: Siyah Yaseminler
Yazar adı: Hawa Djabali
Çevirmen: Pınar Ercan
Yayınevi: Güldünya Yayınevi
Türü: Roman
Sayfa sayısı: 268
Baskı adedi: 1000

KİTAPTAN BÖLÜMLER:

— (Başını kaldırdı, ona baktı ve Cezayir Elvadi ile arasındaki benzerliği fark ederek donakaldı. Kafası karışmıştı.) Affedersiniz… Evet, boşanmışsınız. İbadetlerini uygulayan bir Müslümansınız ve 1990 ile 1998 arasında, oldukça sert fikirler yayan “Köşedeki Küçük Cami” denilen camiye sık sık gittiniz. Konferansları sürekli olarak takip ettiğiniz doğru mu?

— Doğru.

………………

Halid klişeye uygun “yakışıklı”, kaslı, çok esmer tenli olmayıp tam kıvamında bir sarışın olsa da ve bir mühendislik işi ve harikulade bir gülümsemeye sahip olsa da, yürümüyordu, hem de hiç, sinir krizinin eşiğindeydi, bunu hiçbir şekilde belli etmiyordu ve sakince vajinasını, küçük yan dudakları ve klitorisi okşamaya başladı. Halid bunu hissetti, döndü, birden doğruldu: “Ne yapıyorsun?” “Benden az önce istediğin şeyi, kendimi bırakabilmek için kendimi hazırlıyorum.”

…………….

Askerler şoka girdi, kadınlar, daha savaşçılar bile ortaya çıkmadan zafer kutlama küstahlığında bulundukları için etraflarının sarıldığını düşünmüş olmalılar, kuleye doğru geri çekilmek istediler, iplere takılıp düştüler. Yalnızca dört kişiydiler. Kadınlar hemen üstlerine çullandı, onları boğup bıçakladılar.