Cesaretin şairi Didem Madak, sempozyumla anılacak

18 Mart 2015 Tarihinde Tarafından 5N1K, Edebiyat, Etkinlikler, Genel, Kadın, Velev ki Kategorisinde Yayınlanmıştır.

2011 yılında kaybettiğimiz şair Didem Madak, 26-27 Mart’ta Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi‘nde düzenlenecek sempozyumla anılacak.‘Şiiri Hayattan Kurtarmak’ başlıklı sempozyum, herkesin katılımına açık.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ve Metis Yayınları 26-27 Mart 2015 tarihleri arasında “Şiiri Hayattan Kurtarmak: Didem Madak Sempozyumu” başlıklı bir etkinlik düzenliyor.  Deniz İncedayı, Seval Şahin, Necmiye Alpay, Zeynep Direk, Rûken Alp, Esra Yalazan, Birhan Keskin, Neşe Yaşın, Şükran Yücel, Müjde Bilir, Zeynep Köylü, Mahmut Temizyürek, Baki Asiltürk, Eren Aysan, Sezai Sarıoğlu, Asuman Susam, Haydar Ergülen, Nazmi Ağıl, Ritta Cankoçak ve İpek Şahbenderoğlu’nun konuşmacı olarak katılacağı sempozyumda MSGSÜ Modern Dans Bölümü “Güneşin Bıyıkları” başlıklı bir gösteri sunacak. Ayrıca  Ah!Kosmos da Didem Madak anısına bir müzik performansı sergileyecek. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek olan sempozyum 26 Mart 2015 günü saat 09:30’da başlayacak.

didem-madak-sempozyumu

Çiçekli şiirler yazmak istiyorum bayım!

“Zenciler prensesi olacağım.
Hayat işte asıl o zaman başlayacak.”
Pippi Uzunçorap

Çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
Bilmiyorsunuz. Darmadağın gövdemi
Çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
Karanlıkta oturuyorum. Işıkları yakmıyorum.
Çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
Acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
Bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
Yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
Bir yağsam pahalıya malolacağım.
Ben bir bodrum kat kızıyım bayım
Yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
Bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
Fakat korkuyorum. Birazdan da
Kırküç numara ayakkabılarınızla
Bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
Bu iyi olmaz bayım!

‘Gün akşam oldu’ diyorum
Ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara
Cam kırıkları yiyorlar
Rüyamda; bir kase dolusu suyun içinde
Rengarenk yap-boz parçacıkları
Anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz.
Hayır,sanırım sabahı bekleyemem
Bilmiyorum.
İnsanlar rüyalarım acilen anlatmalı.

Ondört yaşındaydı ruhum bayım
Bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
Protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz
Gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri
Protez bacaklarıma bile ıslık çaldılar
O ara içimde çiçeklerden oluşmuş
bir silahsız kuvvet ablukaya alındı
Sinemalarda da ‘organzm gıcırtıları’ oynuyordu.
Kaçmaya çalıştım. Olmadı.
Bu nedenle, çiçekli şiiler yazmayı
Ruhum açısından faydalı buluyorum bayım.
Neyse işte
Ben her filmi hatırlarım
Sinemaların hiç bitmeyen gecesine sığındığım çok oldu.
‘Sofı’nin tercihini’ seyrederken çok ağlamıştım.
Öpüşen Guramilerle ilgili bir film yapsalar
Onu da mutlaka hatırlardım.
İnsan içinde çevrilen bir çıkrığın sesini unutur mu?
Hem sonra ben hatırlamaya alışkınım
Bir ‘eşya toplayıcısıyım’ bayım.

Büyük gemiler de yok artık bayım
Büyük yelkenler de
Büyük kağıtlar yakmak istiyor şimdi canım.
İşte az önce bir karabatak daldı suya
Bir süredir de kayıp
Dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya
Ölüm çok iri bir sözcük değil bayım.
Kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum.
Ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen
Yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
Bir gül, bir güle derdi ki görse
Yalan söylüyorum
Güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.

                                                            Didem Madak