Boysan Yakar ve Zeliş Deniz anıldı

Çanakkale’de geçirdikleri trafik kazasının ardından aramızdan ayrılan, Şişli Belediyesi Başkan Danışmanı, LGBTİ aktivisti Boysan Yakar (31) ve LGBTİ aktivisti, feminist Zeliş Deniz’ı aileleri ve yakınları, bugün mezarları başında andı.

LİSTAG Aile Grubu (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks Bireylerin Aileleri ve Yakınları Derneği)‘nun kurucuları arasında bulunan ve Türkiye’nin ilk aktivist eşcinsel annelerinden biri olan Sema Yakar, kısa bir konuşma yaptı. Yakar, “Boysan, ailemizin ışığı oldu. Bizim de görevimiz bu ışığı karanlıktaki insanlara taşımak” dedi.

Bugüne kadar oğlundan çok şey öğrendiğini belirten LGBTİ’lerin Sema annesi, sözlerine şöyle devam etti: “O bu bedenini çok güzel taşıdı, özgürce kullandı. Cinselliği, her şeyi bana anlattı. Her zaman benim öğretmenim oldu. Ailemizin ışığı oldu. Bizim de görevimiz bu ışığı karanlıktaki insanlara taşımak. Sizlerle bir Boysan puzzle’ı tamamlanıyor. Giderken bile bize ve çevresine çok şey öğretti. Buradaki işini bitirdi diye düşünüyorum. Yapacak başka işler bulmuştur kesin. Her zaman, hayatında bir işe başlar, bırakır gider, başka bir işe başlardı. Öyle geçti hayatı. Bu coğrafyaya bir iz bıraktı. Oradakiler onun yardımcısı olsun, orada acemidir o şimdi. Daha tecrübeliler ona yardım eder. Çok seviyorum onu. Hepiniz birer Boysan’sınız benim için. Onsuz yaşamayı da öğreneceğiz.”

 

sema yakar

 

Sema ve Boysan Yakar

Oğlu Boysan Yakar’ın bundan 14 yıl önce eşcinsel olduğunu açıklamasının ardından onunla birlikte hak mücadelesi veren Sema Yakar, sadece LGBTİ Onur Yürüyüşlerine katılmakla kalmadı, LGBTİ’lerin sorunlarını TBMM’den Avrupa Parlamentosu’na kadar pek çok yere taşıdı.

 

Sema Yakar

Sema Yakar LİSTAG


Yakar, oğlunun ailesine açılma sürecini ve verdikleri mücadeleyi yönetmenliğini Can Candan‘ın üstlendiği ve çocukları LGBTİ olan yedi ailenin deneyimlerini konu alan Benim Çocuğum filminde de anlatmıştı.

 

 

Durmayan bir ses Zeliş, yeri dolmayacak bir kayıp…

İstanbul Feminist Kolektif (İFK) üyesi kadınlar da mücadele arkadaşları Zeliş Deniz ile ilgili bir açıklama yayınladı. “Zeliş’i unutamayız. Çünkü bizim için durmayan bir ses Zeliş, yeri dolmayacak bir kayıp, geçip gitmeyecek bir özlem. Zeliş her an kapıdan giriverecek diye bekliyoruz” denilen açıklamanın tam metni şöyle:

 

Onur Yürüyüşü Zeliş Deniz
Zeliş her an kapıdan giriverecek diye bekliyoruz. Zeliş’i çocukluğundan, okuldan, sokaktan, 2000’lerin ortalarından, Lambda’nın iyiden iyiye hareketlendiği ve giderek kalabalıklaşan Onur Haftası yürüyüşlerinin ilkinden, 2007’den beri tanıyoruz. Zeliş’in belki de en göze çarpan özelliği bir lezbiyen feminist olarak görünürlüğü idi. Zeliş, lezbiyenliğini onurla taşıyabilen, lezbiyen görünürlüğünden korkmayan biriydi, bu yönüyle birçok kadın için ilham kaynağıydı, feministti ve muhalifti, bir çoğumuza yoldaşlık etti. Biz bir arkadaşımızı kaybettik ve biz onun varlığının bizi de çoğalttığını bildiğimiz bir arkadaşımızı kaybettik.

Zeliş ara ara kaybolurdu, fakat bir şey örgütlenecekse hemen belirirdi. 25 Kasım veya 8 Mart’larda deli gibi koşturur, Gezi’de ağaçlara tırmanıp feminist bayrak asardı. Toplantılara birden katılıp birden olaya girip varlığını, enerjisini gösterirdi. Sigara molalarında uzun uzun heyecanla olaylar olaylar anlatırdı.

Zeliş, feminist hareket ve lgbti hareket arasındaki tartışmalara hakimdi ve aynı zamanda da en önemli köprüydü. Feminist hareketin lgbti hareketle ilişkisinin daha iyi olması için hep çabaladı, tüm toplantılarda ve tartışmalarda oldu.

Zeliş, şu dönem bizlerde nadir görülen bir şeyi ittirdi. Hayatlarımızın ve alanlarımızın daraltılmasına karşı hep daha fazla oldu; daha fazla hareket, daha fazla slogan, daha fazla heyecan. Devlete, erkeklere, baskılara karşı başına buyruk bir yol yürüdü. Bizleri, herkesleri bir yerinden kattı. Feminist ve lgbti mücadeleye dair kuvvetli bir inancı vardı ve bu inancı neşe ile taşıdı. Zeliş bizde bıraktıkları ile hep yanımızda.

Zeliş’i unutamayız. Çünkü bizim için durmayan bir ses Zeliş, yeri dolmayacak bir kayıp, geçip gitmeyecek bir özlem. Zeliş her an kapıdan giriverecek diye bekliyoruz…

İstanbul Feminist Kolektif