Ay Carmela’yı bir de Kürtçe izleyin

20 Nisan 2015 Tarihinde Tarafından Dans, Emek, Göçmen, Kadın, Müzik, Söyleşiler, Tiyatro Kategorisinde Yayınlanmıştır.

Kurulduğundan bu yana, yani 13 yıllık süreçte Kürt kültürünü, sanatını ve tiyatrosunu görünür kılan Seyr-î Mesel Sanat Atölyesi, 23 Nisan’da, İspanya İç Savaşı’nda birlikte tiyatro yapan üç arkadaşın öyküsünü konu alan “Ay Carmela” ile sahnede olacak. Kürtçe, Türkçe, Farsça ve Arapça’da bir öykünün seyri anlamını taşıyan Seyr-i Mesel’i diğer tiyatro gruplarından ayıran en önemli özelliği oyunlarını Kürtçe sahneliyor olmaları. Savaşın yakıcılığını, yok edici yanını, hem güldürüp hem de bir burukluk bırakarak hissettiren Carmela ile 1936 İspanya’sında yaşananları anlatan Seyri Mesel Tiyatrosu’nun oyuncularından Güler İnce ile Seyr-i Mesel’in dününü ve bugününü konuştuk.

Röportaj: Mehtap Doğan


Öncelikle bilmeyenler için Seyr-î Mesel ne demek?
Seyr-î Mesel bir meselenin, bir öykünün, hikayenin seyri/seyredilmesi üzerinden oluşturulmuş bir isim. Seyr-î Mesel ilk kurulduğu zaman birçok dilde ortak bir anlamı olan, dillerin, kültürlerin zenginliğini yansıtan bir ismi olsun istedik. Uzun tartışmalar ve arayışlar sonrası bu isimde karar kılındı. Kürtçe, Türkçe, Farsça ve Arapça’da da hemen hemen aynı kullanıma sahip bir isim çıktığı ortaya. Zaten tiyatro da sahneye bir hikayeyi bir öyküyü taşır ve taşınan o öykü de seyredilir. Kısacası çok uygun bir isim oldu bizim için.

Kürtçe oyun sahneleme ve bir tiyatro topluluğu kurma fikri nasıl doğdu?
İstanbul’da 90’lı yıllarda kurulan MKM (Mezopotamya Kültür Merkezi) Kürt kültürünü ve sanatını geliştirmeyi, yaşatmayı amaç edinen bir kurum, aynı zamanda bizler için bir okuldu. Biz de oradan yetişen tiyatrocular olarak bir süre sonra kendi mekanımızı oluşturduk ve doğal olarak da o geleneği devam ettirdik. Kürtçe tiyatro yapmak ne kadar zor olsa da bu ilkemizden hiç vazgeçmedik.

 

Qal û qir
Bildiğim kadarıyla 13 yıllık bir maziye sahipsiniz. Kuruluşunuzdan bu yana neler değişti?
Çok şey değişti diyebilirim. Çünkü içinde yaşadığımız dünya, konjektür sürekli değişiyor, düşünceler, idealler değişiyor ve doğal olarak siz de bu değişimlere ayak uyduruyorsunuz. İlk kurulduğumuzda büyük bir ekiptik. Sonra o ekipten ayrılanlar oldu. Yeni yeni gruplar oluştu. Ayrılanlar olduğu gibi yeni dahil olanlar da oldu. Sürekli büyüyen, küçülen, sonra tekrar büyüyen, gelen ve giden her bireyle yeni değişimler yaşayan bir yer Seyr-î Mesel. Kürt kültürü, sanatı ve dolayısıyla tiyatrosu daha bir görünürlük kazandı yine bu 13 yıllık dönemde.

Kaç kişilik bir ekibe sahipsiniz? Grubunuza isteyen herkes üye olabiliyor mu?
Şu anda düzenli olarak Seyr-î Mesel’de çalışan 9 kişilik bir ekip var. Ama dışarıdan destek olan ve çalışmalarımızın içinde yer alan arkadaşlar da var. Çeşitli projelerde beraber çalıştığımız arkadaşlarımız oluyor. Kursiyerlerimiz var. Ama dediğim gibi sürekli çalışan ekip olarak 9 kişiyiz. Üyelik konusunda ise belirli kıstaslarımız yok, sanat yapmak, tiyatro yapmak isteyen herkese kapılar açık.

 

Şahmaran
Bugüne kadar kaç oyun sahneye koydunuz ve Kürtçeye hangi oyunları kazandırdınız?
Toplamda sahnelediğimiz oyun sayısı on altı. Bu oyunların çoğu metinsiz tiyatro diyebileceğimiz bir tarzda oluşturuldu. Yani metinlerini sahne üzerinde oynayarak oluşturduk. Qal û Qir, Xewn û Xeyal, Lewhayên Bemane, Mesela Ne kadar Ozağ böylesi oyunlardı. Yine Kürt masallarından ve mitolojilerinden yola çıkarak oluşturduğumuz üç oyun var: Saye Moru, Seva Periyan, Kemoro Bask. Kürtçe öykülerden ve tarihi olaylardan yola çıkarak oluşturulan oyunlar oldu. Kürtçeye kazandırdığımız çeviri oyunlar ise hala gösterimleri devam eden Ay Carmela ve Liza Uyuyor oyunları.

Yakın dönemde hangi oyunları sahneleyeceksiniz?
“Ay Carmela” iki sezondur gösterimlerine devam ediyor. En yakın gösterim tarihi 23 Nisan Perşembe. “Lîza Radikeve-Liza Uyuyor” oyunu ise daha yeni bir oyunumuz. Galasını geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdi ve ilk gösterimini yaptı. Onun gösterimleri yine mayıs ayında devam edecek. Ayrıca yeni bir oyun hazırlığı var. Yine çeviri bir oyun, Strindberg’in “Matmazel Julie” oyunu önümüzdeki sezona hazır olacak. Ayrıca metinsel olarak kendi üreteceğimiz oyunlar da olacak önümüzdeki sezonda…

 

 

Kürtçe oyun sahnelediğiniz için karşılaştığınız sorunlar oluyor mu?
Eskiden olduğu gibi çok katı bir tutum yok tabi ki. Kürtçe oyun sahnelemekten ziyade tiyatro yapmanın sıkıntılarını yaşıyoruz bütün diğer tiyatrolar gibi. Destek, ödenek, finans sıkıntısı bunlar hep var olan sorunlardı ve hala da devam ediyor. Duyuru, tanıtım, finansal sıkıntılar diğer tüm sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Bir de tabi Türkiye’de sanatsal anlamda oluşmuş bir klik var, mesela Kültür Bakanlığı’nın dağıttığı ödenekler bizim için hep tartışılan bir konu olmuştur. Bu sadece Gezi’den sonra değil Gezi öncesi de tartışılması gereken bir durumdu. Bakanlık her yıl aynı tiyatrolara ödenek vermeyi alışkanlık haline getirmişti zaten. Arada Kürt tiyatrosuna da göstermelik olarak ödenek verdi. Ama neye göre veriyor, kıstasları neler? Bunlar belli değil. Tabi ki bunlar soru işaretleri yaratıyor. Aynı durum bazı festivaller için ve yine son günlerde tiyatrocular tarafından çokça tartışılan bazı tiyatro ödülleri için de geçerli. Neye göre seçip değerlendiriyorsunuz ve en iyileri belirliyorsunuz? Bütün oyunları izlediniz mi? Yok. Bu ilişkiler yumağı sorunlu ve gerçekten de tiyatronun, sanatın önündeki en büyük engellerden biri aynı zamanda.

 

Ay Carmela
Ben yıllar önce sizi izlemiş ve Kürtçe bilmememe rağmen çok büyük keyif almıştım. Hala oyunlarınızın tamamı Kürtçe mi?
Evet hala Kürtçe oynuyoruz. Tamamı Türkçe olan iki oyun sahneledik bugüne kadar, Kürtçe-Türkçe çocuk oyunlarımız da oldu, yine yarısı Kürtçe yarısı Türkçe iki oyun oldu. Ama bunlar dışındaki tüm oyunlarımızın dili Kürtçeydi.

İspanya İç Savaşı’nda birlikte tiyatro yapan, darbecilere karşı savaşan Cumhuriyetçilere moral destek sunan üç arkadaşın öyküsünü konu alan Ay Carmela oyununuz ile ilgili güzel şeyler okudum. Oyun nasıl gidiyor?
Oyun üç kişinin öyküsü ama iki kişiyle anlatılıyor. Carmela ve Paulino’nun öyküsü. İki sezondur oynuyoruz. Çok iyi tepkiler aldık oyunumuzla ilgili almaya da devam ediyoruz. Ama henüz istediğimiz seyirciye ulaştığımız söylenemez. Mesela İstanbul dışında sadece festivallerde oynadık, Ankara ve İzmir’de TAKSAV’ın festivallerinde. Henüz Kürt illerinde oynayamadık. Bölgede festivallere gidemedik. Bu da ayrı bir sorun tabi. Yani İstanbul dışında oynayabilmek için tek imkanın festivaller oluyor ve onlara da katılamıyorsun. Oysaki Seyr-î Mesel ilk dönemlerinde bölgedeki hemen hemen bütün şehirlerde ve ilçelerde oyunlar sahnelemiş bir grup. O zamanki destek şu anda yok. Organizasyon yapacak birileri de yok. Dolayısıyla İstanbul’da kendi küçük salonumuza tıkılıp kalıyoruz. Neyse ki Avrupa’da oynadık geçen sene. İki ayrı oyunla Ay Carmela Ve Saye Moru-Şahmaran’la gittik. Ne kadar çok insanla buluşursa oyununuz o kadar güzelleşiyor, nefes alıyor tiyatro.

 

ay carmela
Nerede sahne alıyorsunuz?
Seyr-î Mesel’in Beyoğlu’nda kendine ait küçük bir sahnesi var, 70 kişilik. Orada oyunlarımızı düzenli olarak sahneliyoruz.

Sadece oyun sahnelemiyorsunuz, aynı zamanda çeşitli atölyeler de organize ediyorsunuz. Bu çalışmalarınızdan da biraz bahseder misiniz?
Hâlihazırda devam eden tiyatro atölyemiz var. Yine def atölyesi devam ediyor. Daha önceki dönemlerde Kürtçe (Kurmancî-Zazakî) dil atölyelerimiz olmuştu. Yine sinema, edebiyat ve müzik atölyeleri. Yeni dönemde de tiyatro ve def atölyelerinin yanı sıra sanat tarihi, sinema, müzik atölyeleri yapmayı da düşünüyoruz. Seyr-î Mesel’de ayrıca düzenli olarak müzik dinletileri, film gösterimleri ve söyleşiler de oluyor.

Sahneniz hala paylaşıma açık mı? Böyle bir şeye neden ihtiyaç duydunuz?
Evet paylaşıma açık. Her ay düzenli olarak Oyun İşleri grubuyla sahnemizi paylaşıyoruz. Yine başka gruplardan talep oldukça açıyoruz. İstanbul’da birçok yeni sahne var bildiğiniz gibi, seyirci kapasitesi sınırlı küçük sahneler. Ama gerçekten ayakta kalmakta zorlanıyorlar. Düzenli olarak sürekli bir etkinlik olmalı ki ve bu etkinliklere oyunlara birileri gelmeli ki o sahneler de ayakta kalabilsin.

 

ay carmela

 

Meraklısına:

Seyr-î Mesel Sanat Atölyesi
Adres: İstiklal Cad. İmam Adnan-Nane Sok.No:5/4 Beyoğlu İstanbul
Telefon: 0212 244 97 89 / 0542 493 10 03

www.facebook.com/seyrimesel
www.facebook.com/seyrimesel.sanatatolyesi
twitter.com/seyrimesel

“Fakat bombalar hiçbir şeye yaramaz
Rumba la rumba la rumba la
Kalplerin attığı yerde
Ay Carmela! Ay Carmela!
Karşı saldırı çok güçlü
Rumba la rumba la rumba la
Direnmek zorundayız
Ay Carmela! Ay Carmela!
Verdiğimiz mücadele aynı
Rumba la rumba la rumba la
Yemin ediyoruz savaşmaya
Ay Carmela! Ay Carmela!”