Anadolu kuruyor!

3 Şubat 2015 Tarihinde Tarafından Gezi, Hayvan Kategorisinde Yayınlanmıştır.

Geçtiğimiz haftalarda Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan “Doğu Akdeniz’de Tatlısu Biyoçeşitliliğinin Durumu ve Dağılımı” araştırmasına göre, en fazla türün yok olduğu ülke Türkiye. Bunun en önemli nedenlerinden biri çöle dönüşen sulak alanlar. Biliyor musunuz, son 60 yılda, yaklaşık 2 milyon hektar sulak alan ve can verdiği yaşamlar yok oldu. Şöyle söylendiğinde nasıl bir araziden bahsedildiğini hayal etmek daha kolay oluyor: “Yok olan sulak alanlar Marmara Denizi’nden daha büyük.”

Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan rapora göre sulak alanlara yönelik en önemli tehditler baraj ve HESlerle su rejimine müdahale ve yeraltı suyunun aşırı kullanımı. Doğa Akdeniz havzasında en fazla tatlı su türünü barındıran Türkiye’nin, aynı zamanda en çok türün yok olduğu ülke olduğuna dikkat çekilen raporda bu yok oluşun en önemli gerekçeleri şöyle sıralanıyor: “Yanlış tarım politikaları nedeniyle sulu tarım için sulak alanların kurutulması, yer altı su rezervlerinin yok edilmesi; yine yanlış tarım ve enerji politikaları nedeniyle barajlar ile nehirlerin önünün kesilmesi ve sayıları binleri bulan nehir tipi hidroelektrik santraller ile derelerin kurutulması.” Raporda Ilısu Barajı Projesi’nin tehdidi altındaki Hasankeyf ve Dicle Vadisi ile barajlar ve su kuyularının yok etmek üzere olduğu Burdur Gölü en önemli örnekleri arasında gösteriliyor.

 

Doğa Derneği Genel Müdürü Engin Yılmaz

 

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Doğa Derneği Genel Müdürü Engin Yılmaz sulak alanlar yok oldukça doğanın can damarlarının kesildiğini söyledi ve ekledi: “Doğanın yaşamsal döngüsü kırılarak biyolojik ve kültürel zenginliklerimiz geri dönüşsüz bir biçimde yok oluyor. Son yıllarda mevzuatta yapılan değişiklikler ve fiili uygulamalar ile bu yok oluş hızla artıyor. Doğa Koruma mevzuatının artık tümüyle iflas ettiğini görüyoruz. Geldiğimiz nokta yatırımların önünü açmak için doğanın geri dönüşsüz yok oluşu ile sonuçlanan bir biyoçeşitlilik krizidir.”

 

 

Meraklısına:

Doğu Akdeniz’de Tatlısu Biyoçeşitliliğinin Durumu ve Dağılımı” raporuna aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

http://www.iucn.org/about/union/secretariat/offices/iucnmed/?18768/The-status-and-distribution-of-freshwater-biodiversity-in-the-Eastern-Mediterranean