Stonewall Çocuk ve Genç Yetişkin Edebiyatı Onur Ödülü alan ve Isabelle Malenfant’ın sıcak çizimlerinin eşlik ettiği Morris Micklewhite ve Turuncu Elbise isimli çocuk kitabı Güldünya Yayınları’ndan çıktı. Christine Baldacchino’nun, farklı olanın cesaretini ve yaratıcılığını anlattığı öykü, sınıf arkadaşlarının, onlardan farklı olduğu için, alay ettikleri Morris’i konu alıyor. Moria adında bir annesi ve Moo adında bir kedisi olan Morris çocuklar kadar yetişkinlerin de ilgisini çekeceğe benziyor.

Lisede okuduğum yıllarda, ‘Köşe yazarları bunca konuyu nasıl buluyorlar acaba?’ diye şaşardım. Şimdi anlıyorum Türkiye gibi bir ülkede, yazmak istedikten sonra, ne bol konu olduğunu…

Saatler 01:30’u gösteriyor.

Yatağıma uzanmış, günün yorgunluğunu atmaya çabalarken sosyal medyada okuduğun bir haber yumuşacık yastığıma sarılıp uyumak yerine, bilgisayarımın kapağını açıp yazmaya yönlendirdi beni.

Konudan, ilk olarak çeşitli televizyon kanallarında yapımcılık ve Hürriyet Gazetesi’nin Kelebek ekinde yazarlık yapan Cengiz Semercioğlu‘nun kaleme aldığı yazı sayesinde haberdar oldum. Sonrası çorap söküğü zaten…

 

Mehtap Doğan

Yönetmen Alexandra-Therese Keining tarafından, 2005 yılında sinemaya uyarlanan, 2011 yılında August Ödülü’nü alan Oğlanlar kitabı artık Türkiye’de. Fransa’dan Finlandiya’ya, Danimarka’dan Suriye’ye kadar birçok ülkede yayınlanan kitap Güldünya Yayınları tarafından Türkçeye kazandırıldı.

Kendisini ve çocuğunu erkek şiddetine karşı savunan Yasemin gibi, sürekli saldırısına maruz kaldığı tecavüzcüyü öldüren Nevin gibi erkek şiddetine direnen, bu şiddetin yarattığı alternatifsizlik içinde kendi adaletini arayan kadınların yaptığı meşru müdafaadır; Yasemine beraat!

“Bir öykü anlatacağım. Ama bu öykü herkese göre değil. Görmek isteyenlere, büyüteci gözüne dayayıp sıra dışı olanı izlemeye cesaret edebilenlere göre bir öykü. Bu tür şeylere karşı körsen, sana göre bir öykü değil. Ama gözlerin açıksa dikkatle dinle! Öykü, köknar gövdelerinin kızıl bir kor gibi ışıdığı ormanda, küçük bir açıklıkta başlıyor. Gökyüzü alacakaranlık mavisi, orman sessiz, sakin. Eski evin ince pencerelerinden tiz, ısrarcı bir telefon sesi geliyor.“

Geçtiğimiz yıl, Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle aramızdan ayrılan Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü’nün danışmanı, LGBTİ+ aktivisti Boysan Yakar, LGBTİ+ aktivisti-feminist Zeliş Deniz ve Mert Serçe 5 Eylül Pazartesi günü, İstanbul’da anılacak.

Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü‘nün danışmanı olarak tanınan LGBTİ+ aktivisti Boysan Yakar, LGBTİ+ aktivisti-feminist Zeliş Deniz ve Mert Serçe’nin aramızdan ayrılışının üzerinden tam tamına bir yıl geçti. 5 Eylül’de, Çanakkale’nin Gelibolu İlçesi Bolayır Mevkii’nde üç aracın karıştığı trafik kazasında hayatını kaybeden Boysan, 30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde CHP’nin Şişli Belediye Meclisi adayları arasında yer alıyordu, ancak seçilemedi. İlerleyen aylarda ise başkan danışmanı olarak çalışmaya başladı. Kamu kurumlarında en yüksek mercide çalışan ilk açık kimlikli erkek eşcinsel olması tesadüflerin değil, yıllarca süren ve uğruna bedeller ödediği mücadelesinin sonucuydu. Kimseyi incitmeyecek bir kalbe, hayran kalınacak bir dürüstlüğe ve birçok siyasetçiyi dize getirecek zekâya sahipti. Belediyede çalıştığı dönemde Toplumsal Eşitlik Birimi’nin kurulmasına öncülük etmekten LGBTİ+ bireylerin ücretsiz sağlık hizmeti almalarına kadar pek çok güzel işin altında onun imzası vardı.

Röportaj: Mehtap Doğan

Türkiye’de feminist düşüncenin öncülerinden biri olarak bilinen ve 60 yıllık ömrü boyunca kadın hareketine ciddi kazanımlar sağlayan gazeteci-yazar Duygu Asena’nın doğum günü, 19 Nisan’da Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Araştırmaları Merkezi ve İletişim Fakültesi işbirliği ile düzenlenecek olan bir dizi etkinlikle kutlanacak. Friedrich Ebert Stiftung Derneği ve Bianet’in destekleriyle düzenlenen “Duygu Asena ile Düşünmek” başlıklı etkinlikte, gazeteci-yazar, programcı, oyuncu ve her şeyden önce Türkiye’de 1980 sonrası kadın hakları savunuculuğunda öncü isimlerden biri olarak Asena’nın yazarlık ve gazetecilik geçmişi ile düşünce dünyası masaya yatırılacak.

İstanbul’un farklı kutupları arasında hayatı anlamaya ve kendilerine yeni yollar çizmeye çalışan iki kadının hikayesini konu alan “Toz Bezi35. İstanbul Film Festivali‘nin Ulusal Yarışma bölümünde, En İyi Film dalında Altın Lale Ödülü‘nü aldı. Ödül gecesine, Ahu Öztürk’ün yazıp yönettiği “Toz Bezi” ile Mustafa Kara’nın yönettiği “Kalandar Soğuğu” filmleri damgasını vurdu. Ödülünü Jüri Başkanı Müjde Ar‘dan aldı. Ahu Öztürk, “Ben ödülü, Şırnak’ta çocuklarının ölüsünü buzdolabında saklayan annelerden, yurtdışında çocuğuyla vedalaşıp burada tekrar cezaevine gelen sevgili Meral Camcı’ya uzanan o yol adına alıyorum. Savaşlar kadınları ve çocukları vuracaksa, barışı da kadınlar kuracak” dedi.

Gelin sizi buz kesen hayata rağmen içimizi ısıtacak çizimler yapan, kapkaranlık günlerde bile önündeki kağıda gülümseyen bir yüz, rengarenk çiçekler, sıcacık turuncu bir güneş illa da bir kuş konduran Özlem Çelik ile tanıştıralım. Politika yaparken sadece dilini değil kalemini de kullanan feminist çizer, uzun yıllar kendisine sakladığı çizimlerini birer birer gün yüzüne çıkarmaya başladı. Yayına hazırlanmasından dağıtımına kadar bütün süreçleri kadınlar tarafından yürütülen Feminist Politika Dergisi’ne düzenli olarak çizen Çelik, pek çok feminist yapının maddi gelir sağlamak için sattığı ürünleri de umut dolu, güleç kadınlarıyla süslüyor. Çünkü, gülmenin en güzel eylem olduğunu düşünüyor; ölüme, zulme, baskıya, korkuya karşı…

ODTÜ’de sosyoloji yüksek lisansını, İngiltere’de de kentsel siyaset doktorasını tamamlayan Çelik, ilerleyen yıllarda hem yazarı, hem de çizeri olacağı iki kitap çıkarmayı planlıyor.

Röportaj: Mehtap Doğan 

“Hayatım üzerinde çok fazla denetimi vardı. Onu vurmak için birçok sebebim var. Haklıydım! Pişman olacak bir şey yapmadım…” Bu cümleler feminist hareketin önemli isimlerinden, Erkekleri Doğrama Cemiyeti’nin yazarı Valerie Solanas’e ait. Ayrılıkçı feminist düşüncelere sahip olan Solanas, 1968’de, hakkını yediğini düşündüğü ABD’li yönetmen Andy Warhol’u tabancayla vurma suçundan hakim önüne çıkartıldı. Kendinden emin bir şekilde ve büyük bir ısrarla haklı olduğunu savunan Valerie, “makbul kadın” dayatmalarına direnirken “makbul erkek” diye bir tanımlamanın neden olmadığını sorgulattı. Seneler geçtikçe erkek şiddetine direnen kadınların hikayeleri Valerie’ninkiyle ortaklaştı.

2015 Yılının ilk altı ayında erkekler tarafından öldürülen kadın sayısı 144. Kadınların büyük bir kısmı yakını bir erkek tarafından öldürülüyor. Dünyanın hemen her yerinde tacize, tecavüze, şiddete maruz kalan kadınlar ya susuyor ya da susmaya zorlanıyorlar. Ancak aralarında kendi canını korumak, hayatına sahip çıkmak için erkek şiddetine direnenler hatta öldürmek zorunda kalanlar bile oluyor. Tıpkı kendisine tecavüz eden, tehditle, silah zoruyla şiddetini sürdüren Nurettin Gider’i öldürüp, başını bir çuvala koyduktan sonra, “İşte namusuma uzananın kellesi” diyerek köy meydanına atan Nevin, ormanlık alanda, sokak ortasında, hamileyken, doğum yapmak üzereyken hatta hasta yatağında makineye bağlıyken şiddetine uğradığı kocasını öldürdükten sonra “Hep kadınlar mı ölecek, biraz da erkekler ölsün” diyen Çilem, kendisini kemerle boğmaya kalkışan kocasını hem kendi canını hem de çocuğunu korumak için öldüren Yasemin ve daha nicesi gibi…

Artık daha fazla kadın erkek şiddetine, baskıya ve toplumdaki patriyarkal denetime karşı mücadele ediyor ve erkeklerin fiziksel, ekonomik, cinsel ya da psikolojik şiddetine karşı direniyor. Geçtiğimiz yıldan bu yana maruz kaldıkları erkek şiddetinden kurtulmak için şiddetin faili erkeği yaralamak, öldürmek zorunda kalan ya da bu şiddete bir biçimde direnen kadınların basına yansıyan hikayelerini toplayan İstanbul Feminist Kolektif (İFK), aylık periyotlarda yayınladıkları raporları bir kitapta topladı. Geçtiğimiz günlerde Güldünya Yayınları etiketiyle piyasaya çıkan “Kirpiğiniz yere düşmesin” Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor isimli kitap 10 TL’den satılmaya başlandı.

Kadına yönelik erkek şiddetini önlemek ve bu şiddeti engellemek için uzun yıllardır mücadele eden İstanbul Feminist Kolektif’den Özlem Kaya, Ayşegül Taşıtman ve Begüm Acar ile kitabı, raporları, çoğunlukla tanıdıkları erkekleri öldürmek ya da yaralamak zorunda kalan kadınları konuştuk.

Röportaj: Mehtap Doğan

Oyuncu Nurgül Yeşilçay geçtiğimiz günlerde, “Diziden ayrılış nedenini açıklarsam yer yerinden oynar” diye hakkında açıklamalarda bulunan rol arkadaşı Erkan Petekkaya’ya cevabını Ayşe Arman’ın köşesinden vermiş ve çok konuşulacak bir tartışmanın fitilini ateşlemişti. Petekkaya’nın cinsiyetçi tutumlarına dikkat çeken ve “Kendi erkekliğini benim kadınlığım üzerinden taçlandıramazsın; ben buna izin vermem” diyen Yeşilçay’a rol arkadaşı cevap vermekte gecikmedi. Açıklamalar daha önceki dizilerinde tecavüz etmeyi, adam öldürmeyi, çocuk dövmeyi meşrulaştıran oyuncuya yakışır nitelikteydi: “Nurgül’ün nesini taciz edeceğim, Beyonce mi o?”, “Biz, bir kadın olduğu ve evlat sahibi olduğu için onun 1 buçuk senedir yaptığı bütün ahlaksızlıklara göz yummuş ve sineye çekmiş insanlarız”, “’Ben bir kadınım’ dediği halde ne bir insana ne de bir kadına yakışmayacak hakaretler ve terbiyesizlikler etmiştir”, “Ne içtiği belli olmayan bir kadındır”, “Söylemediğimiz o kadar çok şey var ki kadın diye söylemiyoruz. Benim de annem bir kadın”…

Yeşilçay’ın çok konuşulan açıklamaları, dizi sektöründe yaşanan tacizleri, sözlü şiddeti, cinsiyetçiliği ifşa etmesi açısından önemliydi. Aslında bu Türkiye Sineması’na emek veren erkeklerin cinsiyetçi tavırlarıyla ilgili ilk tartışma değildi.

Mehtap Doğan

Sosyalist Feminist Kolektif‘in yayını olan ve tasarımından dağıtımına kadar bütün çalışmaları kadınlar tarafından organize edilen Feminist Politika Dergisi‘nin bütün sayıları 2 TL’den satışa çıkarıldı. “Tüm sayıları elimde yok, kesinlikle edinmek istiyorum” diyorsanız, “Feminist Politika Dergisi’ni hediye etsem çok sevinir”, “Okulumun/örgütümün/kulübümün kütüphanesine Feminist Politika koysak da gelen giden okusa” diye düşünüyorsanız bu kampanyayı kaçırmamanızda fayda var.

Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü, “Üniversitelerde Cinsel Tacizi Tartışıyoruz!” başlığıyla bir forum düzenleyecek. 11 Mart Cuma günü, Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek forumda cinsel taciz ile ilgili kavramlar, tacizin farklı biçimleri, üniversitede karşılaşılan cinsel taciz deneyimleri gibi konular tartışmaya açılacak.

Bursa Nilüfer Belediyesi’ne ait Nâzım Hikmet Kültürevi, 11 Şubat Perşembe gününden bu yana kadınlık tanımlarını sorgulayan, kadın ve erkek arasındaki bildik hikayeyi bozan, üzerine zorla yapıştırılan tanımlamaları, adları ve kimlikleri silkinip atan bir sergiye ev sahipliği yapıyor.

“Denizleri balıksız tarlaları çiçeksiz kalan tüm coğrafyalara sözümüz olsun.”

15 Yaşında teyzesinin eşinden ağır tacize uğramış biri olarak yazımda empatiye değil gerçeklere yer verdiğimi en başından belirtmek isterim. Bu yüzden istatistiklere ve oranlara çok yer vermeyeceğim. Hepimizin sanal ortamda edinebileceği bilgilere değil de edinemeyeceği acılara biraz daha yakından bakalım istiyorum.

Asmin Raşa

Bugün, 19 Kasım Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Önleme Günü. Yetişkinlerin çocukları kendi cinsel doyumları için cinsel temasa zorlamalarına çocuk cinsel istismarı deniliyor.  Peki cinsel istismara uğrayan çocuklara nasıl yaklaşmak gerekiyor?

Kadınlar tarafından yayına hazırlanan ve 7’inci yaşını dolduran Feminist Politika Dergisi, yeni sayısında canına tak ettiği için öldürmek zorunda kalan kadınları konu aldı.

Şişli Belediyesi, bünyesinde katılımcılığı arttırmak amacıyla kurulan Toplumsal Eşitlik Birimi‘nin tanıtım gecesinde konuşan Belediye Başkanı Hayri İnönü, birimin ilk çalışma alanının toplumsal cinsiyet olacağını ve Sema Yakar’ın gönüllü danışmanlık yapacağını açıkladı.

İnsan hakları aktivisti ve kadın hakları savunucusu Gülşen Ülker Birdal, İstanbul’da son yolculuğuna uğurlandı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Onursal Başkanı Akın Birdal törende yaptığı açıklamada eşinin herhangi bir rahatsızlığının olmadığını, 10 Ekim katliamının ardından yoğun üzüntü yaşadığını dile getirdi.

“Ekmek parası kazandı. Öldü”

13 Ekim 2015 Tarafından Kategori : Emek, Heykel, Velev ki

Ankara Tren Garı binasında ve miting alanında katliamın ardından kalan izler hala silinemedi. Bedenlerden kopan parçaların üst geçit parmaklıklarından temizlenmediğini gören kayıp yakınları tepki gösterdi. Katliamda ölenler için patlamaların olduğu yere karanfiller bırakan kayıp yakınları ve Liseli LGBTİ’ler miting alanına simit satmaya gelen simitçi genci de unutulmadılar.

Berna Koç “kimsesiz” değilmiş

13 Ekim 2015 Tarafından Kategori : Emek, Kadın, Velev ki

10 Ekim Cumartesi günü Ankara’daki barış mitingine katılmak için bekledikleri sırada meydana gelen patlamada hayatlarını kaybedenler arasında yer alan İzmirli Ayşe Deniz ile Berna Koç düzenlenen ortak cenaze töreniyle toprağa verildi. Ailesi olmayan Berna Koç’u tabutunu kadınlar omuzladı.

Boysan Yakar ve Zeliş Deniz anıldı

13 Eylül 2015 Tarafından Kategori : Emek, Kadın, Velev ki

Çanakkale’de geçirdikleri trafik kazasının ardından aramızdan ayrılan, Şişli Belediyesi Başkan Danışmanı, LGBTİ aktivisti Boysan Yakar (31) ve LGBTİ aktivisti, feminist Zeliş Deniz’ı aileleri ve yakınları, bugün mezarları başında andı.

LİSTAG Aile Grubu (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks Bireylerin Aileleri ve Yakınları Derneği)‘nun kurucuları arasında bulunan ve Türkiye’nin ilk aktivist eşcinsel annelerinden biri olan Sema Yakar, kısa bir konuşma yaptı. Yakar, “Boysan, ailemizin ışığı oldu. Bizim de görevimiz bu ışığı karanlıktaki insanlara taşımak” dedi.

Pazar günü, Çanakkale’de geçirdikleri trafik kazasının ardından aramızdan ayrılan, Şişli Belediyesi Başkan Danışmanı, LGBTİ aktivisti Boysan Yakar (31), LGBTİ aktivisti, feminist Zeliş Deniz (33) ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Felsefe Bölümü öğrencisi Mert Serçe (27) için 13-14 Eylül’de, İstanbul’da anma düzenlenecek.

Dostları, pazartesi günü saat 20.00’de Şişli Belediyesi Elmadağ Parkı ve Şişli Merkez Mahallesi Parkı’nda ihtiyaç sahiplerine Boysan, Zeliş ve Mert adına yemek dağıtılacaklar.

Dün akşam inanması güç bir haberle sarsıldık. Saat 18:00 sıralarında, Çanakkale’nin Gelibolu İlçesi Bolayır Mevkisi’nde meydana gelen ve üç aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında, LGBTİ ve feminist mücadelenin önemli aktivistlerinden Boysan Yakar (31), Zeliş Deniz (33) ve arkadaşları Mert Serçe‘yi (27) kaybettik.

Aktivist dostlarımız Boysan, Zeliş ve Mert’i Çanakkale-İstanbul karayolunun Gelibolu İlçesi Bolayır mevkiinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında kaybettik. Çok üzgünüz…

 

Boysan Yakar

Boysan Yakar

Zeliha Deniz

Zeliha Deniz

Arjantin’de faaliyet gösteren Sudestada y Chirimbote isimli yayınevi 21. yüzyılın çocuklarına büyük ve soğuk kalelerde yaşayan bir avuç prensesin değil, başarılarıyla adlarından söz ettiren gerçek kadınların hikayelerini anlatacak. Okurlarına “Tanıdığımız birkaç prenses var. Peki büyük ve soğuk kalelerde yaşayan bu prensesler, bizim gerçekliğimize ne kadar yakın?” sorusunu yönelten yayınevi, “Anti-prenses” adlı bir kitap serisi yayınlayacak. Serinin ilk kitabı ise Meksikalı ressam Frida Kahlo ile ilgili. Bir diğer kadın kahraman da Peru’nun İspanya’ya karşı bağımsızlık savaşında yer alan Juana Azurduy.

Gözün arkada kalmasın…

30 Temmuz 2015 Tarafından Kategori : Edebiyat, Emek, Kadın, Kitap, Sinema, Velev ki

Türkiye’de feminist düşüncenin öncülerinden biri olarak bilinen gazeteci-yazar Duygu Asena‘yı 9 yıl önce bugün, beyin tümörüne bağlı solunum durması nedeniyle kaybetmiştik.

Kadınlar savaş istemiyor

30 Temmuz 2015 Tarafından Kategori : Emek, Göçmen, Kadın, Velev ki

29 Temmuz Çarşamba günü, saat 19.30’da Beşiktaş, Kartal ve Bakırköy meydanlarında toplanacak olan kadınlar tava, zil, tef, tencere, darbuka, düdük ve davullarıyla savaşa karşı ses çıkartacaklar.

Arınç’a itaat etmiyoruz!

30 Temmuz 2015 Tarafından Kategori : Kadın, Velev ki

Meclis olağanüstü toplantısında 2. kez kürsüye çıktığında, Milletvekili Nursel Aydoğan’ın tepkisine “Hanımefendi sus. Bir kadın olarak sus” cevabını veren Bülent Arınç‘a tepki büyüyor. Arınç’ın cinsiyetçi tavrını kabul etmeyen kadınlar, “Arınç’tan korkmuyoruz, ona itaat etmiyoruz!” diyerek, change.org üzerinden bir kampanya başlattılar.

ne maktul ne katil!

20 Temmuz 2015 Tarafından Kategori : Ayşe Düzkan, Emek, Kadın, Velev ki

valerie solanas, andy warhol’u öldürme amacıyla vurup, başarılı olamayıp yargılandığında onu mahkemede feminist bir avukat, florynce kennedy savunmuştu, solanas’ı destekleyenler arasında ti-grace atkinson gibi başka feministler de vardı.

ayşe düzkan

Diyarbakır’da, 5 Haziran’da düzenlenen HDP mitingine yapılan bombalı saldırının ardından aralarında sinemacı Lisa Çalan’ın da olduğu pek çok kişi yaralanmış hatta ellerini, ayaklarını kaybetmişlerdi. 111 Kadın sinemacı bir açıklama yayınlayarak sadece Lisa Çalan ile değil, tüm yaralılarla dayanışmak için 25-26 Temmuz’da Diyarbakır’a gideceklerini açıklayıp, “Gelin, birbirimizin eli ayağı olalım” dediler.

Bu kitap küçük feministlere!

6 Temmuz 2015 Tarafından Kategori : Edebiyat, Kadın, Kitap, Velev ki

Dünyanın en iyi feminist çocuk kitapları arasında sayılan Küçük Feministin Kitabı, Türkiye’ye uyarlanmış önerileriyle Güldünya Yayınları’nda.

Normalleşmiyoruz!

22 Haziran 2015 Tarafından Kategori : Kadın, Velev ki

23. İstanbul LGBTİ (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) Onur Haftası, 22 Haziran Pazartesi günü dolu dolu bir programla başladı. Bu yıl “Normal” temasıyla düzenlenen hafta 28 Haziran Pazar günü, saat 17.00’de, İstiklal Caddesi’nde yapılacak geleneksel Onur Yürüyüşü ile tamamlanacak.

Bize bir yasa lazım!

12 Haziran 2015 Tarafından Kategori : Göçmen, Kadın, Velev ki

İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği’nin trans hakları mücadelesini görünür kılmak amacıyla bu yıl 6.sını düzenlediği Trans Onur Haftası’nın programı açıklandı. LGBTİ Onur Haftası’ndan bir hafta önce, 15-21 Haziran tarihleri arasında yapılacak hafta boyunca İç Güvenlik Paketi’nin LGBTİ’lere etkisinden, trans mültecilerin barınma sorunlarına kadar birçok konu tartışılacak. Hafta kapsamında LGBTİ Onur Haftası ekibiyle Trans Onur Haftası ekibinin oynayacağı “İbneler Dönmelere Karşı” futbol maçı 15 Haziran Pazartesi saat 19.00’da Taksim Spor Kulübü’nde yapılacak.

Eşcinsellerin madencilerle dayanışmasını anlatan Onur (Pride) filmi 26 Haziran’da vizyona girecek. Onur Haftası’nda Başka Sinema kapsamında gösterilecek olan film, ilk etapta İstanbul, İzmir, Ankara, Eskişehir gibi büyük şehirlerin seçili sinemalarında beyaz perdeye yansıtılacak.

Miting için gittiği Iğdır’da kendisini sırtlarını dönerek protesto eden kadınlar için “Çok enteresan, şurada bir grup, affedersiniz edebim müsaade etmiyor tabi de, sırtlarını dönerek işaret yapıyorlar. Şimdi ne anlama geldiği belli de, tabi edebimiz müsaade etmez” diyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve broşüründe Onur Yürüyüşü fotoğraflarına yer vererek “13 Yıllık süreçte sadece mağdur kesimlerin eşitliği için mücadele edildi” yazan AKP dün sosyal medyada kadınlar ve LGBTİ‘ler tarafından eleştirildi.

Dün miting için Iğdır’a giden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kendisini sırtlarını dönerek protesto eden Iğdırlı kadınlar için “Şimdi geliyorum çok enteresan şurada bir grup, affedersiniz edebim müsaade etmiyor tabi de, sırtlarını dönerek işaret yapıyorlar. Şimdi ne anlama geldiği belli de, tabi edebimiz müsaade etmez” demişti. Erdoğan’ın bu cümlelerine kadınlar kayıtsız kalmadı. Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlar sosyal medyada ‪#‎SırtımızıDönüyoruz‬ hastagini kullanarak AKP Hükümeti’ne ve Erdoğan’a tepkilerini dile getirdiler.

“Bana indirim yapılmaz ablam, sonuçta ben bir erkeği öldürdüm ama o beni öldürmüş olsaydı iyi haliymiş, yok tahrikmiş ne kadar indirim varsa uygularlardı, bundan eminim.”

Bu satırlar kendisine tecavüz eden ve tehditle, silah zoruyla şiddeti sürdüren Nurettin Gider’i 29 Ağustos 2012’de öldürüp, başını bir çuvala koyup, “İşte namusuma uzananın kellesi” diyerek köy meydanına atan Nevin Yıldırım‘a ait. Nevin Nurettin’i vurduğunda 5 aylık hamileydi. “Bu çocuğu asla istemiyorum, ölmeye razıyım” demesine rağmen, devletin tecavüzü görünmez kılan “Sen doğur biz bakarız” şeklindeki yaklaşımı sonucu, 07 Kasım 2012’de doğum yapmak zorunda kaldı.

Röportaj: Mehtap Doğan

Bu pazar, homofobi ve transfobiye karşı mücadele etmek LGBTİ’ler hakkında toplumsal bilinci yükseltmek, hak ihlallerine, ayrımcılığa dikkat çekmek, seslerini duyurmak amacıyla başlatılan Uluslararası Homofobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü‘nün 25. Yılı. 17 Mayıs, Dünya Sağlık Örgütü’nün, Hastalıkların Uluslararası Sınıflaması’nın akıl hastalıkları listesinden eşcinselliği çıkardığı 1990 yılından bu yana LGBTİ’ler ve LGBTİ dostları tarafından kutlanıyor. Cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimlerle ilgili tüm fiziksel, ahlaki veya sembolik şiddetlere karşı bir eylem ve karşı durma günü olan Homofobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü’nü, 10 yıldır Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma adı altında bir dizi etkinlik düzenleyen Kaos GL‘nin editörlerinden Yıldız Tar ve Hakan ile konuştuk.

 

Röportaj: Mehtap Doğan

 

Eşcinselliğin “hastalık” sınıflandırmasından çıkarıldığı 17 Mayıs, Uluslararası Homofobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü olarak 11 yıldır kutlanıyor. BM tarafından düzenlenen LGBT İnsan Hakları Uluslararası Konferansı‘nın ardından yayınlanan ve bütün ülkelerin bu günü tanımalarını talep eden LGBT Hakları Montreal Bildirgesi‘nin üzerinden bunca yıl geçmiş olmasına rağmen eşcinsellere yönelik damgalama ve ayrımcılık hâlâ devam ediyor.

LGBTİ’lere yönelik ayrımcılığa dikkat çekmek, eşcinsel, biseksüel, trans ve intersekslerin ne yanlış ne de yalnız olmadıklarını göstermek ve sorunlarına daha güçlü çözümler üretmek amacıyla yola çıkan Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği SPoD LGBTİ, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimlerle ilgili tüm fiziksel, ahlaki veya sembolik şiddetlere karşı eylem ve karşı durma günü olan 17 Mayıs öncesinde LGBTİ’lerin sıklıkla yaşadıkları 24 sorunu derledi.

18. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında Ankara Üniversitesinde düzenlenen “Erkekler soruyor: Biz kadınları nasıl seveceğiz” formuna katılan oyuncu Mert Fırat, üniversite öğrencileri ile interaktif söyleşi gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Gülriz Uygur’un gerçekleştirdiği forum büyük ilgi gördü.

18. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Ankara Devlet Opera ve Balesi binasında düzenlenen açılış töreniyle başladı.

SPoD LGBTİ‘nin, genel seçim öncesinde imzaya açtığı LGBTİ Hakları Sözleşmesi‘ne Malatya’dan Edirne’ye kadar pek çok ilden ve partiden adaylar imza attı. Sözleşmeyi imzalayan 29 milletvekili adayı Mecliste LGBTİ haklarını savunmayı taahhüt etti.

Türkiye’nin ilk kadın filmleri festivali olan 18. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 8 Mayıs Cuma günü başlıyor. Sinema emekçisi kadınların üretimlerini görünür kılmak amacıyla düzenlenen festival kapsamında Tanzanya’dan Etiyopya’ya, Gürcistan’dan Kanada’ya, Mozambik’ten Yeni Zelanda’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki 38 ülkeden 133 film izleyiciyle buluşacak. Filmler 17 farklı bölüm altında gösterime girecek. Festivalin bu yılki teması ise “18’in Halleri”.

18. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 8 Mayıs Cuma günü, Ankara Devlet Opera ve Bale sahnesinde gerçekleştirilecek törenle başlayacak. 38 ülkeden, 133 filmin izleyicisiyle buluşacağı festival 10 gün sürecek.

Sakalsız bir oğlanın tragedyası

5 Mayıs 2015 Tarafından Kategori : Edebiyat, Emek, Kitap, Velev ki

Selanik göçmeni işçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Şair Arkadaş Zekai Özger, 42 sene evvel bugün, henüz 25’indeyken polis tarafından katledildi.

Doğa Okulu ve Magma Dergisi işbirliği ile “Mucizeler Yolu” adlı bir gezici kurs düzenliyor. 16 Mayıs sabahı İstanbul’dan başlayan yolculuk yedi gün sürecek ve 22 Mayıs akşamı yine İstanbul’da sona erecek.

Doktor Fatma Hut‘un “Durumunuzu tasvip etmiyorum. Yanlış bir yola girmişsiniz, bu yanlışınıza ortak olmak istemiyorum” diyerek muayene etmeyi reddettiği trans kadın H.Ç. cinsel kimliğinden dolayı ayrımcılığa uğramasına ve sağlık hakkına erişememesine rağmen 30 Nisan Perşembe günü hakim karşısına “sanık” olarak çıkacak.