İstanbul’da ikâmet ederken, kolektif hayatı araştırmaya başladığım bir süreçte İmece Evi’ne rastladım. Acemi ama içeriği güçlü web sitesi, İmece’nin samimiyetini yansıtıyordu. Kaz Dağları’nda kurdukları kolektif evin derma çatmalığı, tulumlarda dip dibe uyuyanlar ve etraftaki el değmemiş doğa, dayanışmacı bir amaç ile yola çıkan bu insanların yalın bir tanımıydı adeta ya da ben fotoğraflardan bunu okumuştum. Nasıl bir parçası olabileceğimize dair detaylı açıklamanın bulunduğu sekmeden iletişim adreslerine ulaşıp hemen mail attım. Yanlış hatırlamıyorsam aynı gün içinde dönmüşlerdi. O tarihte aralarına katılma şansım olmamıştı.

Aradan bir kaç yıl geçti ve İzmir’e taşındım. Burada edindiğim dayanışmacı çevreden bir arkadaş, bir gün kırsalda bulunan kolektif bir çiftlik evine gideceğini, katılmayı isteyip istemediğimi sordu. Hemen kabul ettim tabi. Yola çıktıktan sonra laf lafı açarken İmece Evi’nin Menemen’e taşındığını ve ona doğru yolda olduğumuzu öğrendim. Hayatın büyüleyici süprizlerinden biri işte…

 

Röportaj: Özlem G.
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Geçtiğimiz yıl, Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle aramızdan ayrılan Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü’nün danışmanı, LGBTİ+ aktivisti Boysan Yakar, LGBTİ+ aktivisti-feminist Zeliş Deniz ve Mert Serçe 5 Eylül Pazartesi günü, İstanbul’da anılacak.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü‘nün danışmanı olarak tanınan LGBTİ+ aktivisti Boysan Yakar, LGBTİ+ aktivisti-feminist Zeliş Deniz ve Mert Serçe’nin aramızdan ayrılışının üzerinden tam tamına bir yıl geçti. 5 Eylül’de, Çanakkale’nin Gelibolu İlçesi Bolayır Mevkii’nde üç aracın karıştığı trafik kazasında hayatını kaybeden Boysan, 30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde CHP’nin Şişli Belediye Meclisi adayları arasında yer alıyordu, ancak seçilemedi. İlerleyen aylarda ise başkan danışmanı olarak çalışmaya başladı. Kamu kurumlarında en yüksek mercide çalışan ilk açık kimlikli erkek eşcinsel olması tesadüflerin değil, yıllarca süren ve uğruna bedeller ödediği mücadelesinin sonucuydu. Kimseyi incitmeyecek bir kalbe, hayran kalınacak bir dürüstlüğe ve birçok siyasetçiyi dize getirecek zekâya sahipti. Belediyede çalıştığı dönemde Toplumsal Eşitlik Birimi’nin kurulmasına öncülük etmekten LGBTİ+ bireylerin ücretsiz sağlık hizmeti almalarına kadar pek çok güzel işin altında onun imzası vardı.

Röportaj: Mehtap Doğan
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Yazar Aslı Erdoğan tutuklandı

19 Ağustos 2016 Tarafından Kategori : 5N1K, Edebiyat, Emek, Hayat, Kadın, Kitap

Özgür Gündem Gazetesi’nin Yayın Danışma Kurulu Üyesi ve yazarı Aslı Erdoğan’ın emniyetteki ifade işlemleri bitti. “Örgüt propagandası yapmak”, “Örgüt üyesi olmak” ve “Halkı kışkırtmak” suçlamaları yöneltilen Erdoğan, tutuklandı.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), hükümetin olağanüstü hal (OHAL) ilanının ardından yayınladığı 667 No’lu Kanun Hükmünde Kararname’ye (KHK) dayanarak İBB Şehir Tiyatroları’nda görev yapan oyuncu ve yönetmenleri görevden uzaklaştırdı. Görevinden uzaklaştırılanlar arasında bulunan oyuncu Sevinç Erbulak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, gerçeklerin en sonunda ortaya çıkacağını söyledi. Erbulak ve diğer sanatçılar hakkında iktidara yakın medyada ‘FETÖCÜ sanatçılar’ tanımlaması yapılmıştı.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Medyada yer almaktan hoşlanmayan, ünlü olduktan sonra gazetecilerin söyleşi, hayranlarının imzalı fotoğraf taleplerini reddeden ve hiç bir filminin galasında bulunmayan Greta Garbo’nun heykeli kalabalık meydanlara değil bir ormana dikildi.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Türkiye’de feminist düşüncenin öncülerinden biri olarak bilinen ve 60 yıllık ömrü boyunca kadın hareketine ciddi kazanımlar sağlayan gazeteci-yazar Duygu Asena’nın doğum günü, 19 Nisan’da Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Araştırmaları Merkezi ve İletişim Fakültesi işbirliği ile düzenlenecek olan bir dizi etkinlikle kutlanacak. Friedrich Ebert Stiftung Derneği ve Bianet’in destekleriyle düzenlenen “Duygu Asena ile Düşünmek” başlıklı etkinlikte, gazeteci-yazar, programcı, oyuncu ve her şeyden önce Türkiye’de 1980 sonrası kadın hakları savunuculuğunda öncü isimlerden biri olarak Asena’nın yazarlık ve gazetecilik geçmişi ile düşünce dünyası masaya yatırılacak.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

İstanbul’un farklı kutupları arasında hayatı anlamaya ve kendilerine yeni yollar çizmeye çalışan iki kadının hikayesini konu alan “Toz Bezi35. İstanbul Film Festivali‘nin Ulusal Yarışma bölümünde, En İyi Film dalında Altın Lale Ödülü‘nü aldı. Ödül gecesine, Ahu Öztürk’ün yazıp yönettiği “Toz Bezi” ile Mustafa Kara’nın yönettiği “Kalandar Soğuğu” filmleri damgasını vurdu. Ödülünü Jüri Başkanı Müjde Ar‘dan aldı. Ahu Öztürk, “Ben ödülü, Şırnak’ta çocuklarının ölüsünü buzdolabında saklayan annelerden, yurtdışında çocuğuyla vedalaşıp burada tekrar cezaevine gelen sevgili Meral Camcı’ya uzanan o yol adına alıyorum. Savaşlar kadınları ve çocukları vuracaksa, barışı da kadınlar kuracak” dedi.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Gelin sizi buz kesen hayata rağmen içimizi ısıtacak çizimler yapan, kapkaranlık günlerde bile önündeki kağıda gülümseyen bir yüz, rengarenk çiçekler, sıcacık turuncu bir güneş illa da bir kuş konduran Özlem Çelik ile tanıştıralım. Politika yaparken sadece dilini değil kalemini de kullanan feminist çizer, uzun yıllar kendisine sakladığı çizimlerini birer birer gün yüzüne çıkarmaya başladı. Yayına hazırlanmasından dağıtımına kadar bütün süreçleri kadınlar tarafından yürütülen Feminist Politika Dergisi’ne düzenli olarak çizen Çelik, pek çok feminist yapının maddi gelir sağlamak için sattığı ürünleri de umut dolu, güleç kadınlarıyla süslüyor. Çünkü, gülmenin en güzel eylem olduğunu düşünüyor; ölüme, zulme, baskıya, korkuya karşı…

ODTÜ’de sosyoloji yüksek lisansını, İngiltere’de de kentsel siyaset doktorasını tamamlayan Çelik, ilerleyen yıllarda hem yazarı, hem de çizeri olacağı iki kitap çıkarmayı planlıyor.

Röportaj: Mehtap Doğan 
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

“Hayatım üzerinde çok fazla denetimi vardı. Onu vurmak için birçok sebebim var. Haklıydım! Pişman olacak bir şey yapmadım…” Bu cümleler feminist hareketin önemli isimlerinden, Erkekleri Doğrama Cemiyeti’nin yazarı Valerie Solanas’e ait. Ayrılıkçı feminist düşüncelere sahip olan Solanas, 1968’de, hakkını yediğini düşündüğü ABD’li yönetmen Andy Warhol’u tabancayla vurma suçundan hakim önüne çıkartıldı. Kendinden emin bir şekilde ve büyük bir ısrarla haklı olduğunu savunan Valerie, “makbul kadın” dayatmalarına direnirken “makbul erkek” diye bir tanımlamanın neden olmadığını sorgulattı. Seneler geçtikçe erkek şiddetine direnen kadınların hikayeleri Valerie’ninkiyle ortaklaştı.

2015 Yılının ilk altı ayında erkekler tarafından öldürülen kadın sayısı 144. Kadınların büyük bir kısmı yakını bir erkek tarafından öldürülüyor. Dünyanın hemen her yerinde tacize, tecavüze, şiddete maruz kalan kadınlar ya susuyor ya da susmaya zorlanıyorlar. Ancak aralarında kendi canını korumak, hayatına sahip çıkmak için erkek şiddetine direnenler hatta öldürmek zorunda kalanlar bile oluyor. Tıpkı kendisine tecavüz eden, tehditle, silah zoruyla şiddetini sürdüren Nurettin Gider’i öldürüp, başını bir çuvala koyduktan sonra, “İşte namusuma uzananın kellesi” diyerek köy meydanına atan Nevin, ormanlık alanda, sokak ortasında, hamileyken, doğum yapmak üzereyken hatta hasta yatağında makineye bağlıyken şiddetine uğradığı kocasını öldürdükten sonra “Hep kadınlar mı ölecek, biraz da erkekler ölsün” diyen Çilem, kendisini kemerle boğmaya kalkışan kocasını hem kendi canını hem de çocuğunu korumak için öldüren Yasemin ve daha nicesi gibi…

Artık daha fazla kadın erkek şiddetine, baskıya ve toplumdaki patriyarkal denetime karşı mücadele ediyor ve erkeklerin fiziksel, ekonomik, cinsel ya da psikolojik şiddetine karşı direniyor. Geçtiğimiz yıldan bu yana maruz kaldıkları erkek şiddetinden kurtulmak için şiddetin faili erkeği yaralamak, öldürmek zorunda kalan ya da bu şiddete bir biçimde direnen kadınların basına yansıyan hikayelerini toplayan İstanbul Feminist Kolektif (İFK), aylık periyotlarda yayınladıkları raporları bir kitapta topladı. Geçtiğimiz günlerde Güldünya Yayınları etiketiyle piyasaya çıkan “Kirpiğiniz yere düşmesin” Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor isimli kitap 10 TL’den satılmaya başlandı.

Kadına yönelik erkek şiddetini önlemek ve bu şiddeti engellemek için uzun yıllardır mücadele eden İstanbul Feminist Kolektif’den Özlem Kaya, Ayşegül Taşıtman ve Begüm Acar ile kitabı, raporları, çoğunlukla tanıdıkları erkekleri öldürmek ya da yaralamak zorunda kalan kadınları konuştuk.

Röportaj: Mehtap Doğan
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Oyuncu Nurgül Yeşilçay geçtiğimiz günlerde, “Diziden ayrılış nedenini açıklarsam yer yerinden oynar” diye hakkında açıklamalarda bulunan rol arkadaşı Erkan Petekkaya’ya cevabını Ayşe Arman’ın köşesinden vermiş ve çok konuşulacak bir tartışmanın fitilini ateşlemişti. Petekkaya’nın cinsiyetçi tutumlarına dikkat çeken ve “Kendi erkekliğini benim kadınlığım üzerinden taçlandıramazsın; ben buna izin vermem” diyen Yeşilçay’a rol arkadaşı cevap vermekte gecikmedi. Açıklamalar daha önceki dizilerinde tecavüz etmeyi, adam öldürmeyi, çocuk dövmeyi meşrulaştıran oyuncuya yakışır nitelikteydi: “Nurgül’ün nesini taciz edeceğim, Beyonce mi o?”, “Biz, bir kadın olduğu ve evlat sahibi olduğu için onun 1 buçuk senedir yaptığı bütün ahlaksızlıklara göz yummuş ve sineye çekmiş insanlarız”, “’Ben bir kadınım’ dediği halde ne bir insana ne de bir kadına yakışmayacak hakaretler ve terbiyesizlikler etmiştir”, “Ne içtiği belli olmayan bir kadındır”, “Söylemediğimiz o kadar çok şey var ki kadın diye söylemiyoruz. Benim de annem bir kadın”…

Yeşilçay’ın çok konuşulan açıklamaları, dizi sektöründe yaşanan tacizleri, sözlü şiddeti, cinsiyetçiliği ifşa etmesi açısından önemliydi. Aslında bu Türkiye Sineması’na emek veren erkeklerin cinsiyetçi tavırlarıyla ilgili ilk tartışma değildi.

Mehtap Doğan
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Türkiye’nin iki ucundaki 10 şehirden ve farklı kültürlerden gençlerin katılımıyla hayata geçirilen “Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK” projesinin İstanbul sergisi 4 Mart Cuma günü İstanbul DEPO’da açıldı. 6 video ve 5 fotoğraf çalışmasından oluşan sergi 10 Nisan’a kadar görülebilecek. Sergi daha sonra Diyarbakırlı ve İzmirli izleyicilerle de buluşacak.

Röportaj: Mehtap Doğan

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Türkiye’de felsefenin kurulup gelişmesinde büyük katkıları olan Prof. Dr. Bedia Akarsu, 95 yaşında yaşamını yitirdi. Akarsu’nun ölümünü, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Twitter hesabından “Bölümümüz emekli hocalarından Prof. Dr. Bedia Akarsu vefat etmiştir. Artık eserleriyle yaşayacak. Başımız sağolsun” mesajıyla duyurdu. Türkçe’nin bir felsefe dili olarak yetkinleşmesine büyük katkıları olan Hocaların Hocası, 27 Şubat Cumartesi günü son yolculuğuna uğurlandı.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Sosyalist Feminist Kolektif‘in yayını olan ve tasarımından dağıtımına kadar bütün çalışmaları kadınlar tarafından organize edilen Feminist Politika Dergisi‘nin bütün sayıları 2 TL’den satışa çıkarıldı. “Tüm sayıları elimde yok, kesinlikle edinmek istiyorum” diyorsanız, “Feminist Politika Dergisi’ni hediye etsem çok sevinir”, “Okulumun/örgütümün/kulübümün kütüphanesine Feminist Politika koysak da gelen giden okusa” diye düşünüyorsanız bu kampanyayı kaçırmamanızda fayda var.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü, “Üniversitelerde Cinsel Tacizi Tartışıyoruz!” başlığıyla bir forum düzenleyecek. 11 Mart Cuma günü, Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek forumda cinsel taciz ile ilgili kavramlar, tacizin farklı biçimleri, üniversitede karşılaşılan cinsel taciz deneyimleri gibi konular tartışmaya açılacak.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Cezayir Toplantı Salonu’nda, 3 Mart Perşembe günü düzenlenecek olan Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ses Çıkar Forumu’na konuşmacı olarak Arın Gül Yeniaras, Funda Ata, İdil Ügüt, Nebiye Arı ve Nil Mutluer katılacak. Moderatörlüğünü Deniz Güngören’in üstleneceği forum saat 19.00’da başlayacak.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Bursa Nilüfer Belediyesi’ne ait Nâzım Hikmet Kültürevi, 11 Şubat Perşembe gününden bu yana kadınlık tanımlarını sorgulayan, kadın ve erkek arasındaki bildik hikayeyi bozan, üzerine zorla yapıştırılan tanımlamaları, adları ve kimlikleri silkinip atan bir sergiye ev sahipliği yapıyor.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

“Denizleri balıksız tarlaları çiçeksiz kalan tüm coğrafyalara sözümüz olsun.”

15 Yaşında teyzesinin eşinden ağır tacize uğramış biri olarak yazımda empatiye değil gerçeklere yer verdiğimi en başından belirtmek isterim. Bu yüzden istatistiklere ve oranlara çok yer vermeyeceğim. Hepimizin sanal ortamda edinebileceği bilgilere değil de edinemeyeceği acılara biraz daha yakından bakalım istiyorum.

Asmin Raşa
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

 

Türkiye’nin doğusundaki ve batısındaki 10 şehirden 24 gencin katılımı ile hayata geçirilen “Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK” projesinin İstanbul sergisi 4 Mart 2016 tarihinde DEPO’da açılıyor. 6 video ve 5 fotoğraf çalışmasından oluşan sergi 10 Nisan’a kadar görülebilecek. Sergi daha sonra Diyarbakırlı ve İzmirli izleyicilerle de buluşacak.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

“İnsanlığa ne oluyor?”

3 Şubat 2016 Tarafından Kategori : Emek, Göçmen, Hayat, Kadın

Çanakkale’den Yunanistan’a gitmeye çalıştıkları sırada tekneleri batan mültecilerin cesetleri kıyıya vurduğunda oradaydı… 30 Ocak’ta ölen 39 kişinin arasında çocuklar da vardı. Fransız Haber Ajansı  AFP foto muhabiri Ozan Köse, facianın fotoğraflarını çekerken yaşadıklarını anlattı.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

“Bizim bu savaşa rızamız yok!”

28 Ocak 2016 Tarafından Kategori : Hayat, Kadın

“Ölümden değil yaşamdan yanayız; barış ve hakikat hakkımızı savunuyoruz” diyen yüzlerce kadın sosyal medya hesaplarından barış güvercinleri uçurdular!

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Suruç katliamından sağ kurtulan tiyatro oyuncusu Murat Akdağ Gezi’den Suruç’a, Özgecan cinayetinden Tahir Elçi’nin ölümüne kadar son üç yılda Türkiye’de yaşanan politik olayları ele alan bir oyun hazırladı. Yol oyunu 12, 22 ve 27 Aralık’ta Kadıköy Karma Drama Sahnesi’nde sergilenecek.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Resimlerinin yanı sıra çarpıcı hayat mücadelesi, inişli çıkışlı özel yaşamı ve politik görüşleri ile de tanınan Meksikalı ressam Frida Kahlo, 13 Temmuz 1954’te akciğer embolisi nedeniyle hayatını kaybettiğinde henüz 47 yaşındaydı. “Ben hayatımda üç şeyden vazgeçemem: Birincisi aşkım Diego, ikincisi sanatım, üçüncüsü ise Komünist Parti” diyen Frida, geride 55’i otoporte olmak üzere 143 tablo bıraktı.

Meksika’nın Michalangelo’su Diego Rivera‘dan Kızıl Ordu’nun kurucusu Trotsky‘e, 21. yüzyılın önemli sanatçılarından Duchamp‘tan kübizm akımının öncüsü Picasso‘ya kadar pek çok ismin aşık olduğu Frida, sadece eserleriyle değil sıradışı güzelliğiyle, hayata karşı duruşuyla, mücadelesiyle de hayranlık yarattı.

Gelin, “Ayaklar, uçmak için kanatlarım varken sizi neden arayayım?” diyen Frida’nın hem güzelliğinden esinlenerek yapılmış bebeklere bir göz atalım hem de akıllara durgunluk veren yaşam mücadelesini hatırlayalım.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

52’nci Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında düzenlenen ‘Kadının Dünya ve Türkiye Sinemasında Temsili‘ başlıklı panele katılan yazar Ali Can Sekmeç‘in “Kafaların dönüp baktığı kadın” tanımlaması oyuncu Vildan Atasever‘i kızdırdı. Atasever, “Kadının bu şekilde anlatılmasından nefret ediyorum. Kadınlar olarak büyük sorumluluklarımız var. Biz de sadece erkekler gibi işimizle uğraşabilsek çok daha başarılı olabiliriz. Biz çocuk doğurmak, ev geçindirmek, eşinle ilgilenmek, aile kurmak, toplumda yer edinmek, söz hakkı edinebilmek ve mahalle baskılarından kurtularak üretmeye çalışıyoruz” dedi.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Documentarist’in düzenlediği Hangi İnsan Hakları? Film Festivali bu sene 5-9 Aralık’ta 7. yılını kutluyor. Ana temasını mülteciler olarak belirleyen festivalin ilk durağı İstanbul, ardından Diyarbakır, Ankara ve Çanakkale’ye de uğrayacak.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Türkiye İnsan Hakları Vakfı İzmir Temsilciliği ile EÜ İletişim Çalışmaları Topluluğu’nun işbirliğiyle düzenlenen İnsan Hakları Belgesel Film Günleri başlıyor. Bu yıl altıncısı kez düzenlenecek olan gösterimler 10 Aralık’ta başlayıp, 13 Aralık’ta son bulacak.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Flörtten takılmaya…

3 Aralık 2015 Tarafından Kategori : Edebiyat, Emek, Kadın, Kitap

 

Aşkta, flörtte, sekste yaşadıkları mutsuzlukların kaynakları üzerine düşünen kadınların ve erkeklerin ilgiyle okuyacakları Takılma Kültürü Kampüste Seks, Flört ve İlişkiler kitabı, kasım ayında Türkiyeli okurlarla buluştu. Güldünya Yayınları tarafından çevrilen kitap, kadın-erkek ilişkilerinin dünyanın her yerinde benzer biçimler aldığını gözler önüne seriyor. Kathleen A. Bogle’un kaleme aldığı kitapta flörtten takılmaya nasıl ve ne zaman geçildi, bunun kadınlar ve erkekler için anlamı ne? gibi sorulara yanıt aranıyor. 

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Bugün, 19 Kasım Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Önleme Günü. Yetişkinlerin çocukları kendi cinsel doyumları için cinsel temasa zorlamalarına çocuk cinsel istismarı deniliyor.  Peki cinsel istismara uğrayan çocuklara nasıl yaklaşmak gerekiyor?

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Kadınlar tarafından yayına hazırlanan ve 7’inci yaşını dolduran Feminist Politika Dergisi, yeni sayısında canına tak ettiği için öldürmek zorunda kalan kadınları konu aldı.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

“Ah, kimselerin vakti yok

Durup ince şeyleri anlamaya…”

İlkyaz şiirinin başındaki bu dizeler ve yüzlerce şiiriyle gönülleri fetheden şair, insan hakları savunucusu Gülten Akın, 82 yaşında hayata veda etti. Akın’ın cenazesi cuma günü, öğle namazından sonra Ankara Kocatepe Camii’nden kalkacak.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Şişli Belediyesi, bünyesinde katılımcılığı arttırmak amacıyla kurulan Toplumsal Eşitlik Birimi‘nin tanıtım gecesinde konuşan Belediye Başkanı Hayri İnönü, birimin ilk çalışma alanının toplumsal cinsiyet olacağını ve Sema Yakar’ın gönüllü danışmanlık yapacağını açıkladı.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Gazeteci İlhan Taşcı, saldırıda yaralananlara kan vermek için gittiği hastanede kuzeni Şirin Kılıçalp’in de öldüğünü öğrendi. Taşçı, yaşadıklarını Cumhuriyet Gazetesi’ndeki köşesi için kaleme aldı.

İlhan Taşcı
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

İnsan hakları aktivisti ve kadın hakları savunucusu Gülşen Ülker Birdal, İstanbul’da son yolculuğuna uğurlandı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Onursal Başkanı Akın Birdal törende yaptığı açıklamada eşinin herhangi bir rahatsızlığının olmadığını, 10 Ekim katliamının ardından yoğun üzüntü yaşadığını dile getirdi.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Nereden başlamalı bilmem ki. Sevgili Şirin, isminin hakkını bu kadar veren seni ve gencecik çocukları yitirmek üzerine yazı nasıl yazılır, bilmiyorum. Ne devrik süslü cümleler, ne ajitatif sloganlar, ne de edebiyatın sunduğu diğer olanaklar! Hiçbirşeyi yakıştıramıyorum sana çocuk / size çocuklar.

Cetin Kevirvan  
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

YETER, BESE

13 Ekim 2015 Tarafından Kategori : Emek, Göçmen, Kadın

Ankara’da düzenlenen barış mitingine yapılan bombalı saldırıda ölenler arasında Cumartesi Anneleri‘nden 70 yaşındaki Meryem Bulut da vardı.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Emel’in Gözleri

13 Ekim 2015 Tarafından Kategori : Emek, Fotoğraf, Kadın

10 Ekim’de DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin düzenlediği Barış Mitingi’nde, alçakça yapılan bombalı saldırı sonucunda, Ankara Tren Garı’nın önünde yitirdiğimiz 100 den fazla arkadaşımızdan BTS (Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası) üyesi ve Ankara Şube YK üyesi Ali Kitapçı’nın cenazesinden… Fotoğraftakiler eşi, Tarım Orkam-Sen MYK üyesi Emel Iraz Kitapçı ve oğlu Artun Siyah Kitapçı… Artun yetim kaldı. Bazı tesadüfler olmasa öksüz de kalabilirdi. İkinci bombanın patladığı noktada Tarım Orkam-Sen korteji beklerken, tertip komitesinin uyarısı üzerine iki sıra öne geçiriliyor. O noktaya bu kez BTS düşüyor. Ve BTS’den 13 arkadaşımız, yoldaşımız ölüyor. Bomba beş dakika önce patlatılmış olsa ya da kortej sırası değişmese belki de Tarım Orkam-Sen üyeleri ölecekti.

Salih Usta
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Berna Koç “kimsesiz” değilmiş

13 Ekim 2015 Tarafından Kategori : Emek, Kadın, Velev ki

10 Ekim Cumartesi günü Ankara’daki barış mitingine katılmak için bekledikleri sırada meydana gelen patlamada hayatlarını kaybedenler arasında yer alan İzmirli Ayşe Deniz ile Berna Koç düzenlenen ortak cenaze töreniyle toprağa verildi. Ailesi olmayan Berna Koç’u tabutunu kadınlar omuzladı.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

İstanbul’dan gece koyuluyoruz yola. Sabah Ankara’ya gelen ilk otobüslerden biri bizim otobüs. Gar’a yakın bir yerde iniyoruz. Güzel, aydınlık, sıcak bir gün. Yürüyerek eylem yerine, Ankara Garı’nın önüne geliyoruz. Henüz çok fazla insan yok. Saat daha 8 bile değil. Çorba içmek için hastanelerin olduğu yere gidiyorum. Saat 9’u az geçe eylem alanındayım gene. Sendikaların olduğu kortejin ön kısmından alana giriyorum. HDP kortejinde olacağım. İlerliyorum. Siyasi partilerin olduğu yere ulaşıyorum.

Saat 9 buçuk civarı. Çeşitli illerden gelen arkadaşlarla karşılaşıyoruz. Sohbetler ediyoruz. Fotoğraflar çekiniyoruz. Vekil adaylarımız var, yılların dostları, mücadele arkadaşlarımız var. Seçimleri, ülkenin siyasal durumu, başımızdaki diktatörü ve onun hırsını, iktidarda kalmak için her şeyi yapabileceğini konuşuyoruz. Şakalaşıyoruz.

Herkesin keyfi yerinde. O sırada başka illerden gelen yeni bir grup aramıza katılıyor. Alkışlar, zılgıtlar, sloganlar. Gülen yüzler. Barış. Barış diye atılan sloganlar. Arkadaşların yanından ayrılıyorum. Partimin (HDP) kortejine gideyim diyorum. Saate bakıyorum 10’a geliyor. Yürüyüş en geç yarım saate başlar. Etrafı dolanıyorum biraz. Yanda köfteci var. Köfte ayran alanlar… Kaldırımlara oturanlar var ellerinde Kürdistan’da kaybettiğimiz canların fotoğraflarının olduğu lolitopları taşıyan. Dolaşırken gördüklerimi anlatan twetler atıyorum. Nihayet HDP kortejimize geliyorum.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Dün başlayan 59. Londra Film Festivali‘nin basın toplantısında konuşan Oscar ödüllü ünlü sinema oyuncusu Meryl Streep, sinema endüstrisinin hala erkeklerin egemenliğinde olmasının öfke uyandırdığını söyledi ve karar alma süreçlerine daha fazla kadının dahil edilmesi çağrısında bulundu.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Sennur Sezer’in ardından…

8 Ekim 2015 Tarafından Kategori : Edebiyat, Emek, Kadın, Kitap, Sinema

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en önemli kadın edebiyatçılarından biri olarak gösterilen, şair ve yazar Sennur Sezer, bu sabah, 50 yıllık hayat yoldaşı Adnan Özyalçıner‘le birlikte yaşadığı, İstanbul’daki evinde yaşamını yitirdi.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Kendisini, “Kuzey Afrikalı, Arap bir Fransızca âşığı” olarak tanımlayan yazar Hawa Djabali’nin Siyah Yaseminler adlı romanı Güldünya Yayınları’ndan çıktı. Bu hafta raflarda yer alacak olan kitap, 2001 yılında, Paris’te büyük bir mağazada bir bombanın bulunmasıyla başlıyor.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Belçikalı feminist yönetmen Chantal Akerman, 66 yaşında hayata veda etti. İlk filmini 1968’de 18 yaşındayken çeken ve 70’li yıllarda yaptığı kadın temalı filmleriyle pek çok Avrupalı kadın yönetmeni etkileyen Akerman, ilk kısa filmi “Saute ma ville”den itibaren sinemaya yeni bir soluk kattı. 1975 tarihli “Jeanne Dielman 23 Quai du Commerce, 1080 Bruxelles” adlı filmle büyük ses getiren feminist yönetmenin eseri için Le Monde gazetesi “Sinema tarihinin ilk kadın başyapıtı” nitelemesi yapmıştı.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Yerevan Devlet Gençlik Tiyatrosu,  ‘Edith Piaf-Marcel’ adlı oyunuyla 15 ve 16 Ekim’de İstanbul’da sahne alacak. Bu yıl 15. yılını kutlayan feminist tiyatro Tiyatro Boyalı Kuş’un davetiyle gelen oyun, Edith Piaf’ın Marcel Cerdan’a aşkını ve özlemini konu alıyor.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

“Ben seninle sevgilim (Cizre)

Mutsuz ama bahtiyardım” *

Eve her dönüş güzeldir benim için, her şeye rağmen rahatlarım iyi ki evimdeyim derim. Cizre dönüşümde bu duygu bir yana, yerde miyim gökte miyim Ankara’da mıyım bilemediğim bir eğretilik haliyle dolaşmaktayım hala.

Yakıcı güneşin eşliğinde zılgıtlarla karşılandığımız Cizre’de ilk ziyaret “Cudi Taziye Salonu”naydı. Bir yerleşim yeri düşünün ki taziye salonu var, oradaki en büyük salon burası ve kaybı olan aileler burayı doldurmuş durumda. Kocaman bir acıyı taşıyan bu insanlarla ilk karşılaşmada tek yapabildiğimiz çaresizce ve olanca gücümüzle onlara sarılmak oldu. Yavrusunun ölmüş bedenini üç gün buzdolabında saklayan Cemile’nin annesi tüm yaşadıklarına rağmen  yine de barış derken, başka bir anne “polis de ölmesin asker de bizim çocuklar da” diyordu. Bir çok kadın da “direndik bedelini ödedik” diye söylüyordu.

Hatice Erbay
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Srila Roy, Hindistan kökenli bir feminist araştırmacı, Güney Asya’daki farklı ülkelerde yer alan feminist hareketlerle ilgili derlemesi Yeni Güney Asya Feminizmleri, Çelişkiler ve İhtimaller, geçtiğimiz aylarda Güldünya Yayınları’dan çıktı. Kitap, bölgeden farklı mücadele deneyimlerini aktarmanın yanı sıra, Türkiye’de süren kimi teorik tartışmalarla ilgili farklı bakış açıları da sunuyor. Roy, kitabı ve feminizm üzerine sorularımızı cevapladı.

Röportaj: Ayşe Düzkan
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Boysan Yakar ve Zeliş Deniz anıldı

13 Eylül 2015 Tarafından Kategori : Emek, Kadın, Velev ki

Çanakkale’de geçirdikleri trafik kazasının ardından aramızdan ayrılan, Şişli Belediyesi Başkan Danışmanı, LGBTİ aktivisti Boysan Yakar (31) ve LGBTİ aktivisti, feminist Zeliş Deniz’ı aileleri ve yakınları, bugün mezarları başında andı.

LİSTAG Aile Grubu (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks Bireylerin Aileleri ve Yakınları Derneği)‘nun kurucuları arasında bulunan ve Türkiye’nin ilk aktivist eşcinsel annelerinden biri olan Sema Yakar, kısa bir konuşma yaptı. Yakar, “Boysan, ailemizin ışığı oldu. Bizim de görevimiz bu ışığı karanlıktaki insanlara taşımak” dedi.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Pazar günü, Çanakkale’de geçirdikleri trafik kazasının ardından aramızdan ayrılan, Şişli Belediyesi Başkan Danışmanı, LGBTİ aktivisti Boysan Yakar (31), LGBTİ aktivisti, feminist Zeliş Deniz (33) ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Felsefe Bölümü öğrencisi Mert Serçe (27) için 13-14 Eylül’de, İstanbul’da anma düzenlenecek.

Dostları, pazartesi günü saat 20.00’de Şişli Belediyesi Elmadağ Parkı ve Şişli Merkez Mahallesi Parkı’nda ihtiyaç sahiplerine Boysan, Zeliş ve Mert adına yemek dağıtılacaklar.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Dün akşam inanması güç bir haberle sarsıldık. Saat 18:00 sıralarında, Çanakkale’nin Gelibolu İlçesi Bolayır Mevkisi’nde meydana gelen ve üç aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında, LGBTİ ve feminist mücadelenin önemli aktivistlerinden Boysan Yakar (31), Zeliş Deniz (33) ve arkadaşları Mert Serçe‘yi (27) kaybettik.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Aktivist dostlarımız Boysan, Zeliş ve Mert’i Çanakkale-İstanbul karayolunun Gelibolu İlçesi Bolayır mevkiinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında kaybettik. Çok üzgünüz…

 

Boysan Yakar

Boysan Yakar

Zeliha Deniz

Zeliha Deniz

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Arjantin’de faaliyet gösteren Sudestada y Chirimbote isimli yayınevi 21. yüzyılın çocuklarına büyük ve soğuk kalelerde yaşayan bir avuç prensesin değil, başarılarıyla adlarından söz ettiren gerçek kadınların hikayelerini anlatacak. Okurlarına “Tanıdığımız birkaç prenses var. Peki büyük ve soğuk kalelerde yaşayan bu prensesler, bizim gerçekliğimize ne kadar yakın?” sorusunu yönelten yayınevi, “Anti-prenses” adlı bir kitap serisi yayınlayacak. Serinin ilk kitabı ise Meksikalı ressam Frida Kahlo ile ilgili. Bir diğer kadın kahraman da Peru’nun İspanya’ya karşı bağımsızlık savaşında yer alan Juana Azurduy.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on RedditShare on TumblrPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone